Çöpün ekonomisi olur mu demeyin?
Olur…
Günümüzde çöp, artık yalnızca evlerden çıkan ve bertaraf edilmesi gereken bir sorun olmaktan çıkmış, milyarlarca dolarlık bir ekonomik sektörün hammaddesine dönüşmüştür. Bu nedenle artık "çöp" yerine daha çok "atık" kavramı kullanılmaktadır.
Bu yazımda atık ve geri dönüşüm kavramlarının hayatımıza nasıl girdiğini, geri dönüşüm sektörünün ekonomik boyutunu ve Kumluca özelinde ortaya çıkan çevresel sonuçları ele almaya çalışacağım… Aynı zamanda şu soruya da cevap arayacağız:
Geri dönüşüm gerçekten doğayı koruyan bir çözüm müdür, yoksa büyüyen çöp ekonomisinin yeni bir halkası mıdır?
Kumluca gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu bir ilçede bu durum çok daha belirgin şekilde görülmektedir. Seralarda kullanılan plastik örtüler, damlama sulama boruları, gübre çuvalları, zirai ilaç ambalajları, sebze-meyve kasaları ve pazarlama sürecinde ortaya çıkan organik artıklar, ilçemizde her yıl binlerce ton atık oluşmasına neden olmaktadır.
Bugün attığımız her adımda "geri dönüşüm", "sıfır atık" ve "geri kazanım" sloganlarıyla karşılaşıyoruz. Bu kampanyalar çoğu zaman vatandaşları daha dikkatli tüketmeye ve atıkları ayrıştırmaya çağırıyor. Elbette bu çabaların önemli bir yönü vardır. Ancak madalyonun diğer yüzüne baktığımızda farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır.
Dünyayı en çok kirletenler sıradan vatandaşlar değil; yoğun üretim yapan sanayi kuruluşları, büyük tüketim zincirleri ve aşırı ambalaj kullanımını teşvik eden ekonomik sistemdir. Buna rağmen geri dönüşüm kampanyalarının yükü çoğu zaman bireylerin omuzlarına bırakılmaktadır. Kapitalizm, bizleri sömürürken aynı zamanda da bizlere bir takım sorumluluklar yüklüyor… Gönüllü kölesi yapıyor…
Öte yandan geri dönüşüm sektörü yalnızca çevreci bir faaliyet değildir; aynı zamanda ciddi ekonomik değer üreten bir sektördür. Kâğıt, cam, plastik ve metaller yeniden işlenerek önemli bir ticari kazanca dönüştürülmektedir. Bu nedenle geri dönüşümün arkasında sadece çevresel kaygılar değil, güçlü ekonomik çıkarlar da bulunmaktadır.
Kumluca açısından bakıldığında ise soru şudur: Tarımsal üretimden kaynaklanan atıkları nasıl yöneteceğiz?
Seralardan çıkan tonlarca plastik örtü ve ambalaj gerçekten geri dönüştürülebiliyor mu? Organik atıklar komposta dönüştürülerek yeniden toprağa kazandırılabiliyor mu?
Yoksa bu atıkların önemli bir kısmı çevre sorunlarına mı yol açıyor?
Sorunun diğer boyutu ise organik atıklardır. Kumluca'da üretim sürecinde tonlarca bitkisel artık ortaya çıkmaktadır. Hasat sonrası sökülen bitkiler, pazar değeri olmayan ürünler ve çeşitli tarımsal artıklar çoğu zaman yük olarak görülmektedir. Oysa bunlar doğru yöntemlerle değerlendirildiğinde yeniden toprağın beslenmesine katkı sağlayabilecek önemli bir kaynaktır…
Kumluca'nın geleceği yalnızca ne kadar ürettiğiyle değil, üretim sırasında ortaya çıkan atıkları nasıl yönettiğiyle de şekillenecektir…
Tarımsal verimlilik kadar, toprağın korunması, su kaynaklarının kirletilmemesi ve plastik kullanımının azaltılması da sağlıklı bir tarımın temel şartlarıdır…
Burada dikkat çekilmesi gereken önemli bir nokta daha vardır. Geri dönüşüm çoğu zaman çevreyi kurtaran mucizevi bir çözüm gibi sunulmaktadır.
Oysa geri dönüşüm, sorunun ortaya çıkmasından sonraki aşamadır. Gerçek başarı, daha az atık üreten üretim ve tüketim modellerini geliştirebilmektir…
Vesselam…