Gündemimde olan COP31 ve Çevre Günü nedeniyle çöp meselesini biraz kurcalamak istedim…

Son günlerde Kumluca Kaymakamı ve Belediye Başkanının sahilde eldivenlerini takıp çöp topladıkları görüntüler basına yansıdı. Elbette bu tür etkinlikler farkındalık oluşturmak açısından önemlidir. Topluma örnek olmak, çevre temizliği konusunda duyarlılık göstermek takdir edilmesi gereken davranışlardır.

Ancak bir soruyu da sormak gerekiyor: Bir ilçenin kaptan köşkünde oturanların asli görevi çöp toplamak mıdır, yoksa çöpün oluşmasını engelleyecek ve ortaya çıkan atıkları yönetecek kalıcı sistemler kurmak mıdır?

Bence sorun tam da burada başlıyor…

Bir günlüğüne sahile inip çöp toplamak kolaydır. Asıl zor olan, yıllarca işleyecek bir atık yönetim sistemi kurabilmektir. Birkaç saatlik temizlik etkinliği düzenlemek kolaydır. Asıl başarı, o sahile ertesi gün aynı miktarda çöpün gelmesini önleyebilmektir…

Bugün Kumluca'nın karşı karşıya olduğu mesele yalnızca yol kenarlarında, evsel atıklarda, sahillerdeki plastik şişeler ve çöp dağları değildir. Seralardan çıkan plastik örtüler, damlama sulama sistemleri, zirai ilaç ambalajları, pazar atıkları, evsel atıklar ve organik artıklar ilçenin geleceğini ilgilendiren önemli çevre sorunlarıdır…

Bu sorunların çözümü ise fotoğraf karelerinde değil, politika belgelerinde, proje dosyalarında ve uzun vadeli planlarda bulunur…

Sıfır Atık uygulamasının ilk örneklerinden biri benim doğduğum yer olan Kızılcahamam'da hayata geçirildi. Orada amaç sadece daha fazla çöp konteyneri yerleştirmek değildi. Amaç, atığın oluşumundan ayrıştırılmasına, geri kazanımından bertarafına kadar bütün süreci kapsayan bir sistem kurmaktı… Başarı da sağlandı…

Yaklaşık iki yıl önce bir dostuma, Kumluca adına bu modeli yerinde incelemeyi önermiştim. Sahilleriyle, seralarıyla ve yerleşim alanlarıyla Kumluca'nın kendine özgü şartlarına uygun bir atık yönetim sistemi geliştirilebileceğini ifade etmiştim.

Bu önerinin ilgili makamlara iletildiğini sonradan öğrendim. Lakin,

Verilen cevap ise oldukça düşündürücüydü: "Bu yıl olmaz. Çöp konteynerlerinin siparişini verdik."

Oysa çöp konteynerleri ile Sıfır Atık sistemi aynı şey değildir… İnsanın gülesi geliyor… Yoksa ağlamak mı lazım…

Konteyner, sistemin küçük bir parçasıdır… Ve en basitidir ezberlerde olan bir uygulamadır…

Sistem ise eğitimdir, planlamadır, ayrıştırmadır, geri kazanımdır, denetimdir, koordinasyondur ve gelecek öngörüsüdür…

Konteyner satın almakla atık yönetimi kurulmaz… Sorunun görünen bir yönünü çözmeye çalışırsınız…

Nasıl ki bir okul binası yapmak eğitim sistemini kurmak anlamına gelmiyorsa, çöp konteyneri almak da çevre politikası üretmek anlamına gelmez…

Kumluca'nın bugün ihtiyaç duyduğu şey daha fazla fotoğraf karesi değil, daha fazla fikir üretimidir…

Kumluca’nın nitelikli insan gücünü devreye sokmaktır… Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti…

Sahilde çöp toplayan yöneticiler görmek elbette güzeldir…

Ama bundan daha güzeli, beş yıl sonra sahillerinde daha az çöp bulunan, seralarındaki plastik atıkları geri kazanan, organik atıklarını komposta dönüştüren ve atık yönetiminde bölgeye örnek gösterilen bir Kumluca görebilmektir…

Çünkü yöneticilik bazen eldiven takıp çöp toplamak değil, herkesin elindeki çöpü doğru yere ulaştıracak sistemi kurabilmektir…

Vesselam…