Geçtiğimiz Perşembe günü Kumluca Belediyesi Nisan ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi.
Bu toplantının önemli bir yönü vardı.
Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, 31 Mart itibariyle görevdeki ikinci yılını tamamladı ve Nisan ayı Meclis Toplantısında 2025 yılı faaliyet raporunu meclise sundu.
Raporun içerisinde dikkat çeken iki önemli başlık vardı:
Birincisi;
2024 yılında yaklaşık 403 milyon TL olan borcun, 2026 itibariyle 290 milyon TL seviyesine düşürülmesi.
İkincisi ise;
Tek seferde 38 kilometrelik asfalt çalışması yapılması.
Bunlar kağıt üzerinde bakıldığında önemli veriler.
Peki Sahada Ne Var?
Faaliyet raporunun geneline baktığımızda ise daha çok belediyenin rutin işleri yer alıyor.
Proje bazında;
* Günay Tesisleri’ne yapılan kır düğün salonu,
* Beykonak ve Adrasan’daki düğün salonlarının iyileştirilmesi…
Elbette bunlar gerekli işler.
Ama Kumluca’yı ileri taşıyacak, vizyon katacak projeler noktasında tablo tartışmaya açık. Bunu halkın takdirine bırakıyorum…
38 Kilometre Asfalt… Ama Nasıl?
Gelelim en çok övünülen konuya:
38 kilometre asfalt çalışması.
Evet, rakam büyük.
Ama asıl mesele şu: Yapılan asfaltın kalitesi.
Sahada gördüğümüz tablo şu ki; yapılan asfaltın önemli bir kısmı kısa sürede bozuldu, deforme oldu.
Burada elbette bu yılki yoğun yağışların etkisi var.
Ama tek sebep bu değil.
Asıl problem; birinci sınıf, uzun ömürlü sıcak karışım asfalt yerine daha düşük kaliteli uygulamaların tercih edilmesi.
Yani halk arasında bilinen adıyla; “yapıldı ama tutmadı.”
Şunu net söylemek lazım: Az asfalt yapıp, ömürlük yapmak mı doğru?
Yoksa çok asfalt yapıp, birkaç ay sonra yeniden yapmak mı?
Bugün yapılan asfalt kısa sürede bozuluyorsa, o yatırım ne yazık ki boşa gitmiş demektir.
Personel Gerçeği
Daha önce de yazmıştım.
Kumluca Belediyesi’nde personel sayısı ciddi bir problemdi.
2023 yılında yaklaşık 679 personel vardı.
2025 itibariyle bu sayı 570’e düşürülmüş.
Bu doğru bir adımdır.
Çünkü mevcut sistemde Antalya Büyükşehir Belediyesi Kumluca Hizmet Birimi yaklaşık 300 personelle sahada etkin olduğunu düşünürsek,
Kumluca Belediyesi’nin bu kadar yüksek personel sayısıyla belediyenin maddi anlamda verimli çalışması zaten mümkün değildi.
Bu tablo şunu gösteriyor: Bu yükle devam edilseydi, belediye sadece maaş ödeyen bir kurum haline gelirdi.
Açık konuşmak gerekirse; Benim kanaatim, bu sayının hâlâ yüksek olduğu yönünde. 400 personel Kumluca için fazlasıyla yeterlidir.
Çünkü sahada da görüyoruz; Her birimde yığılmalar var, bir kişi çalışıyor üç kişi bakıyor… Görevini tam anlamıyla yapmayanlar var.
Bu da hem verimi düşürüyor hem maliyeti artırıyor.
Mecliste Tartışma ve ZIP ZIP Gerçeği
Mecliste Mart ayından devam eden tartışmalar vardı.
AK Parti Grup Sözcüsü Halil Karataş, Mustafa Köleoğlu döneminde yapılan yatırımları eleştirerek özellikle ZIP ZIP Park üzerinden çarpıcı bir ifade kullandı:
“Kumluca 30-40 milyon zıpladı, belediye zarara sokuldu.”
Aynı şekilde AK Parti Meclis Üyesi Ahmet Karakuş da bu zararın altına kim imza atmışsa kamuoyuna açıklanması gerektiğini dile getirdi.
Bu açıklamalar üzerine ben de bir gazeteci olarak konuyu araştırdım.
Ve ulaştığım gerçek şu:
05.05.2022 tarihinde Kumluca Belediyesi Meclis Tutanağında; Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden bu parkın Kumluca Belediyesi’ne devri için mecliste karar alınmış.
Ama önemli detay şu: Bu karar oy birliği ile alınmış.
Yani o dönemde mecliste bulunan herkes Halil Karataş da dahil bu karara “evet” demiş.
Şunu net söylemek lazım: O gün kimse bu işin bu kadar maliyetli olacağını öngörmemiş olabilir. Bu anlaşılabilir.
Ama bugün çıkıp bu iş üzerinden eleştiri yapılacaksa, o gün atılan imzalar da unutulmamalıdır.
Gübre Tesisi Tartışması
Bir diğer tartışma konusu ise Organik Gübre Tesisi oldu.
Meclis Üyesi Halil Karataş, bu yatırımın yanlış olduğunu ve üretilen gübrenin faydasız olduğunu ifade etti.
Bu noktada ben aynı fikirde değilim.
Çünkü ben, Mustafa Köleoğlu dönemini en çok eleştiren isimlerden biri olmama rağmen şunu net söyleyebilirim:
Yapılan en doğru işlerden biri bu gübre tesisiydi.
Neden mi?
Çünkü mesele sadece gübre değildi.
Asıl mesele şuydu: Kumluca’nın yıllardır kanayan yarası olan sera atıkları sorunu.
Eskiden;
Sera atıkları dere kenarlarına atılıyordu,
Boş arazilere bırakılıyordu,
Yakılarak ciddi bir çevre kirliliği oluşturuyordu.
O dumanı bu ilçede yaşayan herkes bilir.
Astım hastaları, yaşlılar, çocuklar…
O dumanı soluyarak yaşamak zorunda kaldı.
İşte bu tesis sayesinde bu atıklar toplanmaya başladı.
Duman ciddi anlamda azaldı.
Ama ne oldu?
Tesis kapatıldı.
Ve bugün yine aynı manzarayı görüyoruz.
Duman geri geldi.
Cam açamaz hale geldik.
Eksik Varsa Geliştir, Kapatma!
Eğer üretilen gübrenin bitkiye faydası tartışılıyorsa,
yapılması gereken şey bellidir:
Araştırırsın. Geliştirirsin. İyileştirirsin.
Ama tamamen rafa kaldırmak…
İşte orası doğru değil.
Bu tesis sosyal belediyeciliğin en önemli örneklerinden biriydi.
Ayrıca bu tesis Akdeniz Belediyeler Birliğinden Birincilik ödülü almıştı. Değer görmeseydi birincilik ödülü alamazdı. Devam etmeliydi.
Son Söz
ZIP ZIP Park zararsa, kim imza attıysa hesabı birlikte vermeli.
Gübre tesisi faydasızsa, bilimsel olarak ortaya konmalı.
Ama bir gerçek var ki: Bu şehir artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışa ihtiyaç duyuyor.
Kıssadan Hisse
Bazı kararlar vardır… İmzalandığı gün değil, yıllar sonra konuşulur.
Ama unutulan bir şey var: Altında kimin imzası varsa, sorumluluk da onundur.
Bu millet bir gün mutlaka sorar…
“Bizi kim ‘ZIP ZIP’lattı?”
Kalın sağlıcakla…