YOLLAR KONUŞUYOR, BİZ TARTIŞIYORUZ

Geçtiğimiz haftayı Kumluca’da yol tartışmalarıyla geçirdik.

Yaklaşık 15 gündür aralıksız yağan yağışlar, ilçenin dört bir yanında yolları adeta köstebek yuvasına çevirdi. Çukur, çamur, bozuk zemin… Vatandaş için tablo net: Yollar güvenli değil.

Elbette bu sürecin sadece yol boyutu yok.

Kum Mahallesi Üleşik Deresi’nde yaşanan sel, ardından Mavikent’te hortum, bir kaç gün sonra bu sefer Hacıveliler, Salur, Göksu ve yine Kum Mahallesi’nde farklı noktalarda su baskınları… Aynı günün sabahında da Kum Mahallesinde hortumdan zarar gören üreticiler oldu. Çiftçi zaten zor şartlarda üretim yapıyor; fırtınanın ne zaman çıkacağını, yağmurun ne zaman sele döneceğini bilmeden, diken üstünde bir hayat sürüyor. Hayvancılıkla uğraşanların hayvanları telef oldu. Yani bu mesele sadece asfalt değil, hayatın ta kendisi.

Bu atmosferde geçtiğimiz Perşembe günü yapılan Kumluca Belediyesi Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yol konusu doğal olarak gündemin merkezine oturdu. Tartışmaların temelinde ise şu soru vardı:

Bu yollar kimin sorumluluğunda?

Daha önce de yazmıştım; Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin afet sonrası sera örtüsü ve naylon desteği masada değil, sahada karşılık bulmuştu. Büyükşehir Belediyesi Kumluca Koordinasyon Başkanı Kerem Kaya Turan’ın girişimleriyle Batı Antalya’daki hortumdan etkilenen üreticilere hızlı destek sağlandı. Devlet de kısa vadeli ihtiyaçlar için on bin TL’lik yardım yaptı. Bunlar önemliydi.

Ancak ben gazeteci refleksiyle hortumdan zarar gören üreticileri ziyaret eden Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şu soruyu sordum:

“15 gündür köstebek yuvasına dönen yollarla ilgili neden sahada bir çözüm yok?”

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Büyükşehir sorumluluğundaki yollarda ciddi bir sorun olmadığını ifade etti. Ardından Kerem Kaya Turan çok net bir bilgi paylaştı:

Muhittin Böcek’in daha önce Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu’na yaptığı ziyaret sırasında, “Eğer Kumluca Belediyesi’nin imkânları yetmezse, protokol yapalım, Büyükşehir olarak yolları biz yapalım” yönünde bir irade ortaya konmuştu.

Ve kritik cümle şuydu:

Büyükşehir Belediyesi bu yönde girişimde bulunmuş, Kumluca Belediye Başkanı ile görüşmüş; ancak bugüne kadar protokol yapılması için Kumluca Belediyesi’nden resmî bir talep gelmemiş.

Bu açıklamalara istinaden Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu mecliste; “Ben her türlü Protokolü imzalamaya hazırım, yeter ki hizmet gelsin” beyanı önemlidir. Ancak belediyecilikte niyet yetmez; yazı gerekir, talep gerekir, süreç gerekir. Nitekim Muhittin Böcek’in beyanı üzerinden yaklaşık 1.5 yıl gibi bir süre geçmiş. Protokoller sözle değil, evrakla işler.

Öte yandan ilçe içerisindeki yolların kime ait olduğu meselesi hâlâ bir muamma. Bu konuda kulaktan dolma bilgilerle değil, belgelerle konuşmak gerekir. Ben de bir gazeteci olarak Kumluca Belediyesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanlarını tek tek inceleyen detaylı bir çalışma hazırlıyorum. Yakın zamanda bunu okurlarımızla paylaşacağım.

Mecliste bu konuyu açık yüreklilikle dile getiren Halil Karataş, Ahmet Karakuş ve Samet Atalay’ı da ayrıca tebrik etmek gerekir. Meclis, halkın sorunlarının konuşulduğu yerdir. Tartışmak ayıp değildir; aksine doğruyu bulmanın tek yoludur.

Bugün Kumluca’da tartışılan şey aslında yol değil.

Yetki tartışması hiç değil.

Tartışılan şey sorumluluktur.

Vatandaş bahane dinlemek istemiyor.

“Onun yolu, bunun yolu” ayrımıyla ilgilenmiyor.

Yağmur yağdığında evine, işine, tarlasına güvenle ulaşmak istiyor.

Yol konuşuyor.

Çukur konuşuyor.

Ama biz hâlâ birbirimize bakıyoruz.

Kıssadan Hisse:

Emanet, sandıkta verilir;

ama yolda bırakılmaz.

Kumluca halkı bu emaneti güvendiği için verdi.

O emanetin hakkı da, bahane üretmek değil,

yağmurda bile yol yapabilmektir.

Kalın sağlıcakla…