Kumluca, geçtiğimiz süreçte imar konusunda çok ciddi bir sınav verdi. Ancak görünen o ki bu sınav henüz bitmiş değil. Aksine, bugün geldiğimiz noktada yeni bir krizin eşiğinde olduğumuzu açıkça söylemek gerekiyor.
Hatırlayalım;
Antalya 5. İdare Mahkemesi’nin 2024/314 E. sayılı dosyası kapsamında verdiği kararla Kumluca’daki imar planları iptal edilmişti. Bu kararın gerekçesi ise oldukça netti: Üst ölçekli 1/25.000’lik planın daha önce iptal edilmiş olması ve plan açıklama raporlarının yetersiz bulunması. Bu teknik eksiklikler zinciri, beraberinde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planların da iptaline yol açtı. Açık konuşmak gerekirse, bu süreçte planlama açısından ciddi bir ihmal söz konusuydu.
BEDELİNİ KİM ÖDEDİ?
Bu hataların bedelini ise ne yazık ki vatandaş ödedi. Evine kavuşamayan insanlar, mühürlenen inşaatlar, para cezaları, şerhli tapular… Müteahhit de zarar gördü, yatırımcı da. Ancak burada en kritik noktalardan biri şuydu: Bu kadar önemli bir davada belediyenin mahkemeye savunma vermemesi ve süreçte yaşanan personel hataları krizi daha da derinleştirdi. Yani ortada bir ihmal vardı ama bunun bedelini doğrudan vatandaş çekti.
İMAR SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?
Bu karmaşanın daha iyi anlaşılması için imar sisteminin nasıl işlediğini sade bir şekilde anlatmakta fayda var. Türkiye’de 1/100.000 ölçekli planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapar. 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli planları Büyükşehir Belediyesi hazırlar. 1/1000 ölçekli uygulama imar planını ise ilçe belediyesi yapar ve Büyükşehir’in onayıyla yürürlüğe girer. Yani bu sistem bir zincir gibidir; üst ölçekli planlarda yapılan bir hata, alt ölçekli planların tamamını doğrudan etkiler. Kumluca’da yaşanan kriz de tam olarak bu zincirin kopmasından kaynaklanmıştır.
YENİ KRİZ: KONUTTAN TARIMA DÖNÜŞ
2025 yılı Şubat ayında kaleme aldığım yazıda “Belirsizlik sona erdi ama asıl mesele şimdi başlıyor” demiştim. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki, gerçekten de asıl kriz şimdi başlamış durumda.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 09.03.2026 tarihli meclis kararıyla askıya çıkardığı yeni 1/25.000’lik planda çok ciddi bir risk bulunuyor. Özellikle Camıkırığı, Beykonak ve Mavikent bölgelerinde daha önce konut olarak planlanmış alanların tarım alanına dönüştürülmesi söz konusu. Bu durum şu anlama geliyor: Bugün üzerinde ev bulunan bir yapı yıkılıp yeniden yapılmak istendiğinde, “burası artık tarım arazisi” denilerek inşaat izni verilmeyebilir. İşte krizin en kritik noktası da burasıdır.
Plan şu an askı sürecinde. Bu nedenle hem belediyenin hem de vatandaşın 24 Nisan 2026 tarihine kadar itiraz hakkı bulunmaktadır. Eğer bu süreç doğru şekilde yönetilmez ve gerekli itirazlar yapılmazsa, bu durum kalıcı hale gelecek ve çok daha büyük mağduriyetler doğacaktır.
SONUÇ VE ÇÖZÜM
Sonuç olarak, imar hatalarıyla başlayan bu süreç bugün mülkiyet krizine dönüşmüş durumda. Eğer bugün gerekli adımlar atılmazsa, yarın çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalınacaktır. Bu noktada yapılması gereken en doğru adım, ilgili bölgelerin meclis kararıyla kentsel dönüşüm alanı ilan edilerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulması ve vatandaşın mağduriyetini giderecek yeni bir planlama anlayışının ortaya konulmasıdır.
KISSADAN HİSSE
Şehirler plansız büyümez… ama yanlış planla küçülür.
Kumluca’nın bugün ihtiyacı olan şey, günü kurtaran değil, geleceği kurtaran kararlardır.
Kalın sağlıcakla…