Bir eşiği daha aştık. Salı gece yarısından sonra mazot 10 TL’nin üzerine çıktı.

Çarşamba günü bu yazıyı yazarken mazota 31 kr fiyat artışı daha geldi. Tarımın öncelik faydası üreten çiftçiye değil, mazota dayalı endüstriye olmaya başladı. Ülkeler de bir karar kavşağına geldi. Küçük çiftçileri yaşatacaklar mı? Kendi topraklarında işçileşen, şirketlere ve bankalara bağımlı hale gelen köylünün mülk sözleşmesini sadece izleyecekler mi? Yarın sabah itibariyle Acil cevap bekleyen soru bu.

265625353_1033041000761893_747527132596861972_n

Ülkemizde tarım apolitik hale getirilemedi. Tarımsal üretimin ülkenin diğer sektörlerinin lokomotifi olduğu anlatılamadı. Tarımın geçim kaynağı olan İllerimizdeki Muhalefet ve İktidar partilerinin milletvekilleri bu konuyu yeteri kadar anlatamadılar. Bir yerlere kadar etkileri olabiliyor çünkü mevcut siyasal sistemde milletvekillerini Genel Başkanlar belirliyor. Çiftçimiz bu siyaset üstü konuyu,milli güvenlik konusunu, siyasetçilere bırakmamalıdır. Köylümüzün çaresi yine kendinde. Küçük çiftçiler acil olarak birleşmeli, Kooperatifleşmelidir. Köylerdeki küçük kooperatifler ilçede tek bir kooperatif altında birleşmelidir.

Türkiye’de Kırsal Kentsel nüfus dağılımı; 10 kişi şehirde yaşıyorsa 1 kişi köyde yaşar hale geldi. Köydeki bir kişi şehirdeki on kişiye bakacak. Köydeki bir kişi şehirdeki on kişiyi nasıl doyursun? Çiftçi nereye kadar fedakarlık yapabilir?10 TL mazotla, kırsalın şehiri doyuramayacağı anlatılamadı. Bu örneği kimse gerekli yerlere ulaştıramadı.

265207151_1033041060761887_5943149721927083153_n

İlk yapılması gereken;Türkiye deki tarım alanlarının %80’i küçük çiftçi. Belli bir dönümün altındaki tarlaya sahip üreticiler mazotu ÖTV siz alabilmelidir. Çünkü üreticiler tüketicilere yetecek kadar ürünü üretemeyecek. Bunun izlerini çarşıda, pazarda görmüşsünüzdür. Pazarlarda yarım kilo sebze meyve, sokaklarda yarım simit satılmaya başlanması gibi. Eskilerin deyişi ile Halkımız Varlık içinde yokluk çekmeye başladı.

Çiftçi ne yapsın? Tarlasını ekemeyecek, boş kalacak ya da tarlasını Müteaahite vermek zorunda kalacak. Tüm bunların sonucunda; yeteri kadar pamuk üretemediğimiz için iki buçuk milyar dolarlık palm yağı ithal eder hale geldik.

Bu pamuk ve buğday örnekleri çok önemli. Bir zamanlar buğday ekilen araziler atıl durumda bekliyor. Pamuk artık unutuldu. Yakın tarihimize bakarsak Genç Cumhuriyet ile eserler üretmeye başlayan, Türk köylüsünün günlük hayatını , çiftçileri resmeden Türk ressamları vardır. Nuri İyem(1915/2005), Bedri Rahmi Eyüpoğlu (1911/1975),

Fikret Otyam(1926/2015). Nuri İyem’in (Köylü kadın portresi, tarlada öğle yemeği, tarlada çapa yapan kızlar) Bedri Rahmi’nin (Köylü ana, nallanan öküz)

Fikret Otyam’ın (Çoban ve Kadın, Harran’dan) resimleri görsel bir hafızadır. Kırsal günlük yaşamı, Anadolu’nun unutulan değerlerini, örf, adet, geleneklerini yansıtırlar.

Bundan yirmi yıl sonra çocuklarımız; küçük üreticiyi,

aile çiftçilerini, tarlada çapa yapan kızları, tarlada öğle yemeğini, ünlü ressamlarımızın tablolarında güzel bir anı olarak mı görecekler? Acil cevap bekleyen diğer bir soru da bu.

Barış AYDOĞDU

265101684_1033040990761894_4294969462037502373_n