Türkiye tarımı kritik bir eşiktedir…
Gün geçtikçe aile çiftçileri tarımdan kopuyor…
Ve küçük üreticiler, tarihte hiç olmadığı kadar üretimden uzaklaşıyor...
Çiftçinin sorunu sadece çiftçinin sorunu değildir; tüketicinin sofrası, ülkenin gıda güvenliği ve bağımsızlığı sorunudur ki, gıda tehdit altındadır…
Bugün küçük çiftçi üretimden çekilirse, yarın tüketici pahalı, sağlıksız ve denetimsiz gıdaya mahkûm olur… Köylülükten çiftçiliğe geçiş yapan bilinçli çiftçiler aynı zamanda tüketicisini düşünen ve onların gıda güvenliğini ve istikrarını düşünen insanlardır…
Bugün çiftçi ayakta kalamazsa, yarın sofradaki sebze meyve şirketlerin ve holdinglerin insafına bırakılır. Ki, bu durum ise çok daha farklı sorunları gündeme getirir…
Çiftçilerin sesi olacak bir Çiftçi Dayanışmasını anlamlı bulurum… Çünkü tarım, çiftçi anlamından çok çok öte nitelikleri buluşturan kavramlardır. Bu yüzden Kumluca’da oluşan birlikteliğin neleri gündeme taşıyacağının merakla izleyeceğim…
Kumluca tarihinde bir ilk olan bu Çiftçi İnisiyatifinin söyleyeceklerini de doğrusu merak ediyorum…
Bu buluşma bir parti mitingi olmamalıdır…
Bu buluşma çiftçilerin çığlığını yansıtmalıdır…
Çiftçilerin her talebi, sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşabilen bir toplum çağrısı niteliği taşımalıdır…
Bu buluşma toprağın, emeğin ve sofranın çağrısı olmalıdır…
Bugün girdi maliyetlerini yalnızca büyük sermaye karşılayabiliyor.
Bu gidişat devam ederse tarım; aile çiftçilerinden kopacak küçük ve orta ölçekli üretici yok olacak, üretim birkaç büyük şirkete ve holdinge teslim edilecek…
Bu düzenin kazananı holdingler, kaybedeni çiftçi ve tüketici olacağı kesindir…
Oysa aile çiftçiliği yalnızca bir geçim meselesi değildir.
Gıda egemenliği, bağımsızlık ve toplumsal dayanıklılık meselesidir…
Çiftçisiz Kumluca, Kumluca’sız vatan olmaz…
Vesselam…