Bir gün Karagöz, elinde büyüteçle meydana çıkmış.
Hacivat sormuş:
— Hayrola Karagözüm, define mi ararsın?
Karagöz cevap vermiş:
— Yok bre Hacı Cavcav! CHP’nin eski fikirlerini arıyorum… “Fikri hür, vicdanı hür” demişlerdi…
Herhalde bir yerlerde düşürdüler!
Hacivat sakalını sıvazlamış:
— Olur mu canım, koskoca parti fikir kaybeder mi?
Karagöz:
— Kaybeder efendim kaybeder… Evvelce tartışırlardı, düşünürlerdi, politika üretirlerdi… Şimdi bakıyorum; herkes birbirine bakıyor… Kimse meseleye bakmıyor! Paralar, rüşvetler, irtikaplar, sahtekarlık, gayri ahlaki işler vs.
Tam o sırada Meddah sahneye gelir:
“Efendiler! Memlekette yeni bir siyaset usulü icat olunmuştur. Adı: Algı ile idare, slogan ile tamir!”
Birisi konuşur:
— Politikanız nedir?
Cevap gelir:
— Gündeme göre bakacağız…
— Ekonomi?
— Ankete göre konuşacağız…
— Tarım?
— Sosyal medya ekibi hazırlıyor…
— İdeoloji?
— Onu grafik tasarımcıya sorduk…
Karagöz dayanamayıp bağırır:
— Yahu parti misiniz, reklam ajansı mı?!
Hacivat hemen araya girer:
— Aman efendim, çağ değişti!
Karagöz:
— Çağ değişti diye düşünmek de mi değişti?
Derken “Aynasız Saray”ın kapıları açılır.
İçeride herkes birbirine alkış tutuyor.
Kimse kimseyi dinlemiyor.
Eleştiren “hain”, sorgulayan “probleml””, düşünen ise “uyumsuz” ilan edilmiş.
Meddah anlatıyor:
“Bir zamanlar parti içinde fikir kavgaları olurdu. Şimdi kişisel hesaplaşmaların olimpiyatı düzenleniyor.”
Karagöz sorar:
— Peki en büyük rakipleri kim?
Meddah:
— Rakip mi? Dışarıyı bırak… En büyük mücadele yine kendi içlerinde!
Hacivat şaşırır:
— Nasıl yani?
Karagöz:
— Çok basit! Düşman aramaya gerek yok… Herkes birbirinin ‘siyasi kuyusunu kazan’ olmuş!
Sonunda meydana bir tabela asılır:
“CHP Kayıp Eşya Bürosu”
Bulunanlar:
- Kaybolmuş ilkeler
- Unutulmuş politika üretimi
- İleri Cumhuriyet idealleri
- Sahibinden az kullanılmış vicdan…
Teslim alınmayanlar:
- Özeleştiri
- Emek siyaseti
- Halkla organik bağ
Karagöz son sözü söyler:
— Saray aynasız olunca insan kendini göremez Hacı Cavcav… Kendini göremeyen parti de sonunda yalnızca kendi yankısını alkışlar!
Perde kapanır…
Ama alkış sesi devam eder.
Çünkü içeride hâlâ herkes birbirini dinliyor sanmaktadır… Oysa küfürün bini binpara…
Vesselam...