Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 88 nci yıl dönümü önümüzdeki Salı günü. Bu günün anısına Kumluca Belediyesi Türk Müziği Topluluğu olarak “ATATÜRKÜ YAŞAMAK” İsili bir program hazırladık. O günlerin çok güzel anlatıldığı bu harika programımıza tüm halkımızı bekliyoruz.
Neyse benim esas konum bu değil. Atamız öleli 88 yıl olmuş, cumhuriyet kurulalı 103 yıl olmuş Onlar o kadar kısa bir sürede neler yapmışlar, neler söylemişler biz bu güne kadar ne yapmışız ve ne yapıyoruz.
Viyana kapılarına kadar dayanmış, Ortadoğu’yu tam kaplamış, Afrika’ya kadar uzanmış bir imparatorluk işgal edilmiş ve yıkılmak üzere Anadolu’nun dörtbir yanından girmiş yabancı ülkeler. Bu anda Mustafa Kemal paşa önderliğinde toplanıyor Anadolu halkı önce bir meclis kuruyor, canının son damlasına kadar savaşıyor ve ülkemizi kurtarıyor. Tabii 29 ekim 1923 cumhuriyet ilan ediliyor.
Bu arada 88 nci ölüm yıldönümünde Atama sesleniyorum;
Sen- Cumhuriyeti İlan etmeden önce “istiklal savaşımızı kazandık şimdi istikbal savaşımızı kazanmalıyız” diyerek 17.şubat-04.mart 1923 tarihleri arasında İzmir İktisat kongresini topladın. Anadolu’dan ticaret ve sanayi ile iştigal eden 2000 kişi çağırdın ama 1135 kişi gelebildi. Bu kongre şu ana kadar dünyada başarılı olmuş tek iktisat kongresi. Orada alınan çok kararlar var ama en önemli ikisi dikkatimi çekti. Birincisi yerli malı kullanılması ve yerli sermayenin güçlenmesi. İkincisi özel teşebbüsün yetişemediği yerlerde Devletin bu işi üstlenmesi.
Biz ne yapıyoruz atam- Malların yabancı markalı olanlarını seçiyoruz, Yabancı sermayeyi devamlı Türkiye ye davet ediyoruz, Özel teşebbüs her şeyi yapmaya başlamasına rağmen o günün şartlarında büyük amaçlarla kurduğunuz KiT ler Devletin sırtında bir kambur haline geliyor ama satılmasına karşı çıkıyoruz.
Siz- Cumhuriyetin onuncu yılında bir marş yaratıyorsunuz.
Biz- Hala o marşla öğünüyoruz. Yani 93 yıldır yatıyoruz be atam.
Sen- Büyük Nutkunun bir bölümünde “Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.” Diyorsun.
Biz- Milli Kültürümüzü nasıl yok ederiz diye uğraşıyoruz.
Sen- Her konuşmanda Büyük Türk Milleti diye hitap ederdin. Her defasında Türklüğü öne çıkarırdın.
Biz- Şimdi biz Türk yerine Türkiye Halkı yaratmaya çalışıyoruz. Türk Kültürü yerine Arap kültürünü yaşatmaya özeniyoruz.
Sen- Bir söyleşinde İslam dini ile ilgili “Bizim dinimiz en makul ve doğal bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, ilme ve mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.” Sen ki Cuma namazın da minberden cuma günü cemaate hutbe okuyan ilk ve tek cumhurbaşkanısın. (7 şubat 1923 Paşa camii Balıkesir. )
Biz- Bu günlerde durum ne. Bir kesim seni neredeyse dinsiz ilan edecek, bir kesim ise seni çok seviyor ama ama İslam denince fırttırıyor. Yani emin ellerde değilsin. Benim naçizane iki kesimlere tavsiyem Atamızın Balıkesir Hutbesini okumaları.
Sen- Her platformda Ülkeyi Gençlere emanet ediyor ve Gençlere üretmeyi ve düşünmeyi tavsiye ediyorsun.
Biz- Üreten ve düşünen bir gençlik yerine test çözen bir gençlik yetiştiriyoruz.
Sen- Yiyeceğimiz, içeceğimiz, giyeceğimiz v.s. her şeyi kendimiz üretmemizi söylüyorsun.
Biz- Hayvanlarımızın yemini bile ithal ediyoruz. Buna daha çok örnekler verebiliriz.
Sen- Gençliğe hitabende “İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.” Diyor ve bu durumda gençlere sonuç olarak şöyle diyorsun;
“Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” Ama o asıl kandan da bir eser kalmamak üzere be atam.
SEN VE SİLAH ARKADAŞLARININ RUHU ŞAD MEKANLARI CENNET OLSUN…
HOŞCA KALIN, DOSTÇA KALIN, CUMHURİYET VE ATATÜRK İLE KALIN…..