Siyaset arenasında, "yapan konuşmaz, çok konuşan yapamaz" sözü, bugün dijital çağın getirdiği yeni dinamiklerle yeniden şekilleniyor. AK Parti iktidarı, 2002'den bu yana sunduğu icraat ve projeleri merkeze alan bir siyaset anlayışıyla yoluna devam ederken, ana muhalefet partisi ise icraattan ziyade kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerle sesini duyurmaya çalışıyor. Ortada bir algı savaşı var ve bu savaşın cephesi artık büyük ölçüde sosyal medya. Ancak burada kritik bir soru ortaya çıkıyor: Gerçek icraat mı, yoksa manipülatif ses yüksekliği mi belirleyici olmalı?

İKTİDARIN SESSİZ YÜRÜYÜŞÜ, İCRAAT ODAKLI

AK Parti'nin siyaset felsefesi, "sahada olmak" ve "yaparak anlatmak" üzerine kurulu. Partinin tarihsel başarısının altında, 2001'deki kuruluşundan bu yana, sosyal konut hamlelerinden, altyapı projelerine kadar geniş bir yelpazede hayata geçirdiği somut projeler yatıyor. İktidar, sosyal konut projelerini "lüks konut" olarak yansıtmaya çalışan dezenformasyonlara rağmen, yıllardır dar gelirli vatandaşlara yönelik konut üretimini sürdürüyor. Yangınla mücadelede modern teknoloji ve geniş filolarla üst düzey bir kapasite oluşturulduğu resmi kaynaklarca açıklanmasına rağmen, nerede bu uçak yaygarası kafaları bulandırmayı başarıyor.

MUHALEFETİN SÖYLEM STRATEJİSİ, ALGI VE GERÇEK

Ana muhalefet partisi, yerel yönetimlerdeki varlığına rağmen, çoğu zaman iktidarın projelerini hedef alan ve gerçekleri çarpıtan bir söylem içerisinde. Bu söylemler, sadece basit eleştiri olmanın ötesine geçerek, "dezenformasyon" ve "algı operasyonu" boyutuna ulaşıyor. Örneğin:

· Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yangın söndürme konusundaki yetki ve kapasitesi net olmasına rağmen, belediyeler adına kamuoyunu yanıltıcı haberler yayılıyor.

· Cumhurbaşkanı'nın gazetecilerle uçakta yaptığı görüşmeler hakkında, hiçbir somut veriye dayanmayan iddialar ortaya atılıyor.

DİJİTAL ARENADA YÜKSELEN SES, 'TROL' GERÇEĞİ

Muhalefetin icraatten yoksun bu yüksek sesli söylemlerinin toplum nezdinde karşılık bulmasında, sosyal medyadaki organize grupların rolü büyük.

SİYASETTE DOĞRU ÖLÇÜT NE OLMALI?

Türk siyaseti, bugün icraat ile söylem, gerçek ile algı arasında gidip gelen bir kavşakta duruyor. İktidar, uzun yıllara dayanan yönetim deneyimi ve somut projeleriyle, sadece konuşmanın değil, yapmanın önemini hatırlatıyor. Muhalefet ise, icraat üretmekteki yetersizliğini, sosyal medya ve dezenformasyon aracılığıyla yüksek ses çıkararak kapatmaya çalışıyor.

Demokrasinin sağlığı, fikirlerin özgürce tartışılmasına bağlıdır. Ancak bu tartışmanın zemini, maniple edilmiş bilgiler ve gerçek dışı iddialar değil, somut veriler ve dürüst söylemler olmalı. Seçmenin önünde duran seçim, sessizce ülkeyi inşa etmeye devam eden icraat ile, sesi yüksek ancak eli boş olan söylem arasında. Bu seçim, Türkiye'nin gelecek on yıllarının rotasını belirleyecek.