Hacivat:
Of hay Hak! Şu dünyanın en büyük derdi nedir bilir misin Karagözüm?

Karagöz:
Pahalılık mı?

Hacivat:
Değil.

Karagöz:
Geçim sıkıntısı mı?

Hacivat:
O da değil.

Karagöz:
Söyle o zaman.

Hacivat:
Koltuk sevdası!

Karagöz:
Desene herkesin gözü oturacak yerde.

Hacivat:
Öyle bir koltuk varmış ki gören vuruluyormuş.

Karagöz:
Altından mı?

Hacivat:
Hayır.

Karagöz:
Elmaslarla mı süslü?

Hacivat:
Hayır.

Karagöz:
O zaman niye bu kadar kıymetli?

Hacivat:
Üzerine oturan kalkmak istemiyormuş da ondan.

Karagöz:
Heee... Şimdi anladım.

Hacivat:
Bir gün iki kişi ustanın kapısına dayanmış.

Karagöz:
Hayırdır?

Hacivat:
İkisi de aynı koltuğu istiyormuş.

Karagöz:
Demek mesele oturmak değil, oturtmamak.

Hacivat:
Birisi:

"Ne istersen veririm!" demiş.

Öteki de:

"Ben daha fazlasını veririm!"demiş.

Karagöz:
Koltuğun fiyatı yükseldikçe akıllarının değeri düşmüş anlaşılan.

Hacivat:
Usta bunlara bakmış bakmış, sonunda iki çuval fare getirmiş.

Karagöz:
Koltuk yerine fare mi satıyor?

Hacivat:
Demiş ki:

"Bu fareleri eksiksiz bana getiren koltuğu alacak."

Karagöz:
Akıllı adammış.

Hacivat:
Neresi akıllıca?

Karagöz:
Koltuğu hak edeni sınamış.

Hacivat:
İki aday çuvalları sırtlanıp yola çıkmış.

Karagöz:
Sonra?

Hacivat:
Birisi koşmuş.

Karagöz:
Koltuğa erken varayım diye.

Hacivat:
Aynen öyle.

Karagöz:
Diğeri?

Hacivat:
Yavaş yürümüş.

Karagöz:
Tembelmiş demek.

Hacivat:
Öyle sanmışlar.

Hacivat:
Koşan adam dükkâna varmış.

Bir bakmış ki farelerin yarısı kaçmış.

Karagöz:
Demek yol boyunca çuvalı kemirmişler.

Hacivat:
Evet.

Karagöz:
Acele ederken elindekileri de kaybetmiş.

Hacivat:
Öteki adam gelmiş.

Farelerin hepsi yerli yerindeymiş.

Karagöz:
Nasıl başarmış?

Hacivat:
Çuvalı sürekli ters yüz etmiş. Fareler kemirmeye başlayınca yön değiştirmiş.

Karagöz:
Demek sadece taşımamış, yönetmiş… Kafaların döndürmüş, fareleri sarhoş etmiş…

Hacivat:


Usta koltuğu ona vermiş.

Karagöz:
Hak etmiş.

Hacivat:
Öteki itiraz etmiş:

"Ben daha hızlı geldim!" demiş.

Karagöz:
Usta ne cevap vermiş?

Hacivat:
"Sen yola baktın, o ise yüküne baktı."

Karagöz:
Hacivat, bu hikâyeden ben bir ders çıkardım.

Hacivat:
Nedir?

Karagöz:
Koltuğa ulaşmak isteyen çok olur.

Ama koltuğa giden yolda çuvalını koruyamayanın, koltukta oturacak hâli kalmaz.

Hacivat:
Başka?

Karagöz:
Bir de şu var...

Kimi koltuğu taşımaya çalışır.

Kimi koltuk uğruna her şeyi taşır.

Ama en sonunda kazanan, fareleri değil aklını kaçırmayan olur…

Günümüzün siyaseti ile hiç alakası yoktur!

Vesselam…