KUMLUCA’NIN KAYBI; “BİZ İSTEMEDİK” DEĞİL, “BİZ GİDİP ANLATAMADIK”TIR.
Merhaba değerli okuyucularımız; Bu yazımda söylenen her söz birilerini rahatsız edecek, alışılmış sessizlik bozulacak.
Ama artık susmak, Kumluca’ya yapılan en büyük kötülük haline geldi. Aynı sorunları yıllardır konuşup, aynı bahanelerle geçiştiren bir düzenin içindeyiz. Para yok deniliyor, kaynak yok deniliyor, imkan yok deniliyor… Peki irade var mı? Cesaret var mı? İlçesini gerçekten dert edinen bir yönetim anlayışı var mı?
Kumluca bugün yönetilmiyor, idare ediliyor. Günü kurtaran, yarını düşünmeyen bir anlayışla yol alıyor. Belediyenin kasası boş olabilir ama vizyonu da boş olmamalı. Çünkü bu ülkede parası olmayan ama aklıyla, ilişkileriyle, projeleriyle kaynak yaratan onlarca ilçe var. Demek ki mesele bütçe değil, mesele niyet.
Siyasetin ekseninde dönen bir ülkede yaşıyoruz. Bunu görmezden gelerek, kimseyle konuşmadan, kimseyle ilişki kurmadan “hizmet yapamıyoruz” demek samimi değildir. Kumluca’nın sorunu kader değil; yanlış tercihler, eksik temsil ve cesaretsiz yönetimdir. İşte bu yazı, o rahatsız edici gerçekleri açık açık konuşmak için kaleme alındı. Çünkü bu şehir artık mazeret değil, çözüm duymak istiyor.
Kumluca Belediyesi hizmet yapmakta zorlanıyor. Bütçe yetmiyor, kaynak bulunamıyor, yatırımlar aksıyor. Bu artık herkesin bildiği, sokaktaki vatandaşın bile farkında olduğu bir gerçek. Ama asıl soru şu:
Bir belediyenin parası yoksa, aklı da mı yok?
Türkiye’de sistem siyasetin üzerine kurulu. Bunu inkâr eden ya saf ya da samimi değildir. Devlet yatırımları, hibeler, bakanlık destekleri, ajans fonları, Avrupa Birliği projeleri, özel sektör iş birlikleri… Bunların hiçbiri gökten düşmez. Hepsi siyasi ilişki, kurumsal iletişim ve proje becerisi ister.
Kumluca’dan toplanan vergilerin karşılığının Kumluca’ya verilmesini istemek bir lütuf değil, en doğal haktır. Bu ilçede yaşayan her vatandaş, ödediği verginin hizmet olarak geri dönmesini bekler. Bu, yönetenlerin iyi niyetine bırakılacak bir mesele değil; açık ve net bir görev tanımıdır. Çünkü o maaşlar, bu kentin insanının cebinden çıkan vergilerle ödeniyor.
Buradan açıkça sesleniyorum: Kumluca’nın sorunları görmezden gelinemez, ertelenemez, ötelenemez. Altyapıdan ulaşıma, tarımdan sosyal alanlara kadar biriken problemler çözüm bekliyor.
Özellikle muhtarlarımıza ve belediye meclis üyelerimize büyük sorumluluk düşüyor. Mahallelerde yaşanan sorunları yerinde tespit etmek, not almak ve bunları meclis toplantılarında ısrarla gündeme taşımak sizin göreviniz. Sizler bu ilçenin lokomotifisiniz. Sorunları bir kez dile getirmek yetmez; tekrar tekrar dile getirmek gerekir. Çünkü baskı oluşmadan çözüm olmaz.
Kumluca için konuşmaktan, hatırlatmaktan, talep etmekten vazgeçmeyelim. Bu kent sessiz kalmayı değil, hakkını almayı hak ediyor.
Bugün Kumluca’nın en büyük sorunu para değil; iletişimsizlik, vizyonsuzluk ve yalnızlıktır.
Bir belediye, iktidarla kavgalı olabilir; ama devletle kavgalı olamaz.
Bir belediye muhalif olabilir; ama çözümsüz olamaz.
Siyasetçilerle, milletvekilleriyle, bakanlıklarla, kamu kurumlarıyla iyi geçinmenin ne demek olduğunu artık açık açık konuşmak zorundayız. Bu “yalakalık” değil, ilçe menfaatidir.
Bugün Kumluca’nın kaybı;
“Biz istemedik” değil,
“Biz gidip anlatamadık”tır.
Peki Kumluca Belediyesi Nasıl Kaynak Yaratır?
Önce şunu kabul edelim:
Sadece emlak vergisiyle, ruhsat harcıyla bu ilçe dönmez.
– Bakanlık hibeleri ve destek programları düzenli takip edilmeli
– Akdeniz Kalkınma Ajansı projeleri aktif şekilde hazırlanmalı
– AB fonları ve Erasmus, çevre, iklim projeleri için profesyonel ekip kurulmalı
– Kardeş şehir ilişkileri yeniden canlandırılmalı
– Özel sektör – belediye iş birlikleri (sosyal tesis, otopark, pazar alanı, enerji) geliştirilmeli
– Belediyeye ait taşınmazlar atıl bırakılmamalı, gelir getirecek şekilde planlanmalı
Ama bunların hiçbiri masada oturarak olmaz.
Ankara’ya gideceksin.
Kapı çalacaksın.
Dosya hazırlayacaksın.
İlçeni anlatacaksın.
“Borç Var” Demek Hizmet Yapmamanın Mazereti Değildir
Vatandaş belediyenin borcuyla ilgilenmez.
Vatandaşın umurunda olan şey çok basittir:
Yolu düzgün mü?
Kaldırımı güvenli mi?
Altyapısı sağlam mı?
Belediye borç içindeymiş, kasa boşmuş…
Bunlar sandıkta anlatılan değil, sandıkta cezalandırılan bahanelerdir.
Geçmişte ödüller alan, örnek gösterilen Kumluca bugün plansız büyüyen, kimliksizleşen,
merkezi boşalan, geleceği konuşulmayan bir ilçe hâline gelmiştir.
Bu bir kader değil.
Bu bir yönetim tercihidir.
Son Söz Serttir Ama Gerçektir
Kumluca’nın sorunu para değil,
siyaset üretemeyen siyasetçilerdir.
Proje yazamayan yöneticilerdir.
İlçeyi anlatamayan temsilcilerdir.
Kumlucamız; “Paramız yok” diyenleri değil, “Kaynağı ben bulurum” diyenleri hak ediyor. Saygılarımla…