İnsanlığın olduğu yerde sevgi vardır. Dostluk, kardeşlik, barış, hoşgörü, dayanışma ve paylaşım vardır. Bu değerlere insanlık duyarsız kalamaz, bu değerler olmadan insanlık yaşanamaz.

Böbürlenmeler, meydan okumalar, efelenmeler, aşağılamalar, kin, kibir, nefret ise insanlıkla doğrudan doğruya bağdaşır duygular değildir.

İnsan olan gönül alan, sevgide kalandır. ‘’Gönüller almaya geldim’’ diyen, Yunus Emre bu sözü on üçüncü asırda söylemiştir. İnsanın yüreğine dokunan başka bir söz daha var. Ne ezen, ne ezilen, insanca, Hak’ça bir düzen. Hakkaniyet ve eşitlik önemlidir. Hiç kimse kendisini dev aynasında görmemelidir.

İnsanlığın öne çıkarılmasıyla sürdürülen yaşamın adı özgün yaşamdır. Özgün yaşamın böyle bir adı olduğu gibi kendine has bir tadı da vardır. Kendine göre bir duruluğu, temizliği vardır. Kirlilik, çirkinlik içermez. Kirliliğin, çirkinliğin olmadığı yer güzelliğin, huzurun olduğu yerdir. Cenneti yaşamakla eşdeğerdir.

Mevcut sistem kapitalist dedikleri cinsten olup, bu sistem insan öncelikli değil, sermaye önceliklidir. Sermaye bazılarınca yaşam için araçtır, amaç değildir. Sermayenin amaç olarak işin içine girmesi insan faktörünü ikinci plana düşürmektedir.

Anamalcı bu sistem insanı merkez olmaktan çıkarınca sosyal yaşamın dengesi bozulmaktadır. Sosyal ve ekonomik yaşamdaki bozukluk insan ilişkilerini olumsuz yönde etkiler. Bu bozukluk ve dengesizliğe bir de nefret söylemleri eklendiğinde ortalık toz duman haline gelmektedir.

Ötekileştirmek olmaz. Ötekileştirilerek istenilen sonuç alınamaz. Bir başkasının kötülüğünü istemek insanın özüyle bağdaşır bir durum değildir. Bir başkasının kötülüğü, kötülük yapana iyilik getirmez. ‘’Kötü söz sahibine aittir’’ sözü boşuna değildir. İnsanların kendilerine olan saygısı esastır. Bunun yanında, birde gerçeklere karşı duyduğumuz saygı vardır. Gerçeklere ve insanlara olan saygıya öncelik verilmeli, yaşamda süreklilik kazandırılmalıdır.

Gerçeğe saygının olmadığı yerler her türlü kötülüğe açık olan yerlerdir. Bu yerler yalanlara, yanlışlara açık olduğu gibi gerilik ve gericiliğe de yatkın olan yerlerdir. İnsanlar birbirlerini olumlu, ılımlı ve uyumlu bir şekilde etkileyecek olursa, gönüllerin ve zihinlerin gelişmesine de katkı sağlayabilir. Hesaplar ve ilişkiler birbirimizi kazanmaya yönelikte olabilecektir.

Sağlıklı kişilikler, sağlıklı ilişkiler yaratır. Bu ilişkilerle kendimiz oluruz. Kendimiz olmamız, kendimizi bulmamızdır. Kendimizi bulunca diğer insanlarla kucaklaşmak ve sorumluluğumuzu paylaşmak kolay olacaktır.

31 Mayıs 2019 tarihinde yurdumuzda yerel seçimler yapılmıştır. Yerel seçimlerde kötüsüyle, iyisiyle farklı bir durum yaşanmıştır. Yeni söylemler konuşulmuştur. İnsanların, özüne, gönüllerine, işlerine, aşlarına, geçimlerine yönelik söylemlere itibar edildiği, yeteneklerin ve samimiyetin ön plana çıkarıldığı anlaşılmıştır.

Haksızlığın, arsızlığın yaşanmayacağı, güven verici ortamların oluşabileceği ortamlar tercih edilmiştir. Bir seçim dönemli bitmiş, yeni bir dönem başlamıştır. Bu dönem eski dönemin uzantısı olarak yaşanmamalıdır. Eski dönemin çarpıklığa yol açan yanlarına itibar edilmemelidir. Küçük hesaplar yaşantıdan çıkarılacak olursa çok şeylerin değiştiği görülecektir. Fakat her kim olursa olsun sorumluluk sınırını bilerek, o sınırda kalmalıdır.

Yeni dönemin kendine göre bir seçiciliği olmalıdır. İnsancı değerlerin insan yaşamındaki yeri ve önemi korunmalıdır. İnsanlık baş tacı edilmeli, insanların onurları değerlerle güçlendirilmelidir. Kısaca öteki insan yok, biz varız. Özümüzle, sözümüzle yüreklerimizle insanız. SEVGİLERİMLE…

CAFER GÜNDOĞDU

0539 979 35 29