Gazete yazılarımı genellikle Perşembe günler yazarım. Geçtiğimiz hafta aynı düşünce ile önce
kayınbiraderim ile Hastaneye gittim dönünce yazarım dedim.
Saat 11 gibi hastaneden çıktık ve arabaya binince oğlumu aradım ve dayısının durumunu anlattım. O gün sabahtan Bağrımda bir yanma oldu ve bayağı sürdü. Herhalde üşüttüm diye düşündüm. Dikkate almadım. O anda nasılsa oğluma onu sorma gereği duydum. Durumu anlatınca “şu anda neredesin” dedi, bende Arabaya bindim eve gideceğim dedim. Hemen in ve acile git dedi.
Hemen acile gittim Sağ olsunlar oradaki personel arkadaşlar doktorlarımız sağlıkçı arkadaşlarımız hemen ilgilendiler benimle. Ondan sonra kalp ekolarım çekildi, kan tahlillerim yapıldı, ondan sonra beni Antalya'ya acil sevk edeceklerini söylediler Hatta bu anda sevk için de bir helikopter bulma durumları söz konusu olduğunu söylediler. Helikopter kaştan gelecekmiş Oradan da dolu geliyormuş. O yönden o imkânı sağlayamadık Turgut Amca kusura bakma ambulansa göndereceğiz dediler. Sağ olsunlar ambulansı da ayarladılar. Ben de onlardan çok memnun bir şekilde hepsinden o gün oradaki görevli arkadaşlara hepsinden canı gönülden memnun olarak Antalya Araştırma Hastanesine ulaştım.
Araştırma hastanesinde Hemen Anjiyoya aldılar. 3 ana damardan biri %99,9, biri %80- 90, biri %50 Kapalı çıktı. O anda hemen en zorlu damara stent takıldı. Bu damarda 23 yıl önce takılan bir damar daha vardı. Cumartesi gecesi saat 12 ye kadar yoğun Bakımda kaldı. O gece servise çıktım. Pazar günü serviste kaldıktan sonra Pazartesi Bir anjiyo daha oldum. Bu seferde % 80 – 90 kapalılık bulunan damarıma iki stent takıldı. Yani şimdi 4 stentli oldum.
Araştırma Hastanesi yoğun bakımdaki Tüm çalışan arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi sunarken İlk anjiyodan çıktığımda ara öğün yoğurt ve ekmek geldiğinde yemeğimi yediren Oğlumuz ile ilk tuvalete gideceğimde koridoru boydan boya kolumdan tutup götürüp getiren sarışın kızımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Onları unutmayacağım.
Kumluca ile başladık Antalya’ya fazla zaman ayırdık gibi geldi.
Kumluca Acil servis personeline tekrar, tekrar sonsuz teşekkür ediyorum yalnız oradaki görevli bir arkadaşımıza bir büyüğü olarak sadece burada birkaç nasihatte bulunacağım.
Önce olayı anlatayım; Bir görevli kardeşimizle bir hasta yakını ağız dalaşına giriyorlar ve bu kavgaya dönüşüyor. Acilde bütün işler duruyor. Vatandaşı kalp krizi ben ikna ediyorum. Kapıya çıkarıyorum. Fakat içerideki zapdedilmez arkadaşın küfürleri ve hakaretleri kavgayı bir türlü bitirmiyor.
O kardeşlerimize sorularım ve önerilerim;
- Sen sinirli olabilirsin ama işin sırasında kavga edemezsin. Oraya insanlar şifaya geliyor. Sinirine hakim olamıyorsan tedavi ol veya başka bir servise geç.
- Şimdi bu ortamda ben ölseydim ne olacaktı?
- İnsanlar hastane ve acil servis diye konuşuyor. Burada layıkıyla görevini yapmaya çalışan arkadaşlarına zarar verdiğinin farkındamısın?
- Bu olayları uzata biliriz. Sana bir büyük olarak şu nasihati yapayım, Karşındakine hitap ederken Şerefsiz Deme. (Bunun gerekçesini bir avukattan sorabilirsin.
HOÇA KALIN, DOSTCA KALIN, SAĞLIK-MUTLULUK VE KÜLTÜRLE KALIN