KUTSO’da dört yıl Meclis Başkanlığı görevini yürüten Menderes Oktay, Batı Antalya Gazetesi’ne konuştu. 2022 seçimlerinde Kırmızı Liste’nin neden Fahri Özen’i desteklediğinden Turgut Acar’ın meclisteki muhalefetine, Fahri Özen yönetiminin dört yıllık performansından yaklaşan seçimlere kadar merak edilen soruları yanıtlayan Oktay, bu seçimde herhangi bir adayı desteklemediğini açıkladı. Gelecek dönem için ise dikkat çeken mesajı verdi: “Şartlar uygun olursa KUTSO Başkanlığına aday olmayı düşünüyorum.”
Röportaj serimize kısa bir aranın ardından Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası ile devam ediyoruz.
Kumluca, Finike, Demre ve Kaş olmak üzere dört ilçeyi kapsayan Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim heyecanı yeniden başladı. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Özen’in seçimlerin kasım ayının ilk haftasında gerçekleştirileceğini açıklamasının ardından adaylar da sahaya çıkmaya başladı. Şu ana kadar Mavi Liste ile Turgut Acar, Turuncu Liste ile mevcut Başkan Fahri Özen adaylıklarını açıkladı.
Ancak yaklaşan seçimleri anlamak için dört yıl öncesine gitmek gerekiyor.
2022 yılında gerçekleştirilen seçimlerde Turuncu Liste’den Fahri Özen, Mavi Liste’den Turgut Acar ve Kırmızı Liste’den Hüseyin Darıyemez yarıştı. Meslek komitesi seçimlerinin ardından hiçbir grup tek başına yönetimi belirleyecek çoğunluğa ulaşamayınca gözler mecliste yapılacak seçime çevrildi. Kırmızı Liste’nin desteğiyle Fahri Özen Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilirken, Kırmızı Liste’den meclise giren Menderes Oktay da KUTSO Meclis Başkanı oldu.
Aradan dört yıl geçti. KUTSO yeni bir seçim atmosferine girerken o dönemin perde arkasında neler yaşandı? Kırmızı Liste neden Fahri Özen’i destekledi? Meclis Başkanlığı için pazarlık yapıldı mı? Fahri Özen’in dört yıllık yönetiminde neler doğru, neler yanlış yapıldı? Mavi Liste’nin mecliste yürüttüğü muhalefeti nasıl değerlendiriyor? Hüseyin Darıyemez’in Turgut Acar’ı desteklediği iddiaları karşısında Menderes Oktay hangi tarafta? Ve en önemlisi, gelecekte Menderes Oktay’ı KUTSO Başkan adayı olarak görecek miyiz?
Dört yıl KUTSO Meclis Başkanlığı yapan Menderes Oktay ile hiçbir konuyu atlamadan, her şeyi konuştuk.
“11 YAŞINDA EĞİTİM İÇİN KUMLUCA’DAN AYRILDIM”
Menderes Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Menderes Oktay. Kumluca doğumluyum. Ailemin ilk çocuğuyum, bir kardeşim var. Eğitim hayatım nedeniyle 11 yaşında Kumluca’dan ayrıldım. Antalya Koleji, Antalya Doğu Lisesi ve ardından Bilkent Üniversitesi’nde eğitim gördüm. Sonrasında yeniden memleketime döndüm.
Bu süreçte siyasette de çeşitli girişimlerim oldu. Farklı dönemlerde siyasi partilerde aktif görevler üstlendim, genel merkez düzeyinde çalışmalarım oldu. Ancak Kumluca’ya döndüğümde siyasetten biraz daha uzak durmayı ve ticari faaliyetlerime ağırlık vermeyi planlıyordum. Memlekete döndükten sonra KUTSO içerisinde görev almaya başladım.
Evliyim. Eşim Buket Oktay eğitimci. Bölgemizdeki özel eğitim kurumlarında da görev yaptı. İki erkek çocuğumuz var. Büyük oğlum LGS’ye hazırlanıyor, küçük oğlum ise ana sınıfına devam ediyor.
“KUTSO’NUN BİR ŞEYLERİ DEĞİŞTİREBİLECEĞİNİ GÖRDÜK”
KUTSO ile yolunuz nasıl kesişti?
KUTSO ile olan sürecim uzun yıllara dayanıyor. Meclis üyeliği yaptım, ardından yönetim kurulunda görev aldım ve son dönemde de Meclis Başkanlığı görevini üstlendim.
Özellikle Murat Günay döneminde KUTSO önemli bir ivme kazandı. Odanın taşınması ve fiziki şartlarının geliştirilmesi gibi önemli çalışmalar gerçekleştirildi. O dönemde Ticaret ve Sanayi Odası’nın sadece rutin işlemleri gerçekleştiren bir kurum olmadığını, doğru çalışmalar yapıldığında bölgenin sorunlarının çözümünde önemli bir aktör olabileceğini gördük.
Son dönemde de Fahri Özen Başkanımızla birlikte çalışarak Meclis Başkanlığı görevini yürüttüm. Böylece KUTSO’nun farklı kademelerinde görev yapma ve kurumun işleyişini yakından görme fırsatım oldu.
2022 SEÇİMLERİNİN PERDE ARKASI
Gelelim dört yıl önceki seçime. Hüseyin Darıyemez ile Kırmızı Liste’deydiniz. Seçimin ardından Kırmızı Liste olarak Turuncu Liste’yi desteklediniz ve Fahri Özen başkan seçildi. O süreçte neler yaşandı?
Biz seçimi kaybettik ve meclise 5 üyeyle girdik. Ancak ortaya çıkan tabloda yönetim kurulu başkanının belirlenmesi noktasında bizim oylarımız önemli hale geldi.
Her seçimde ricalar da baskılar da olabilir. Ancak biz kararımızı verirken bunları dikkate almadık. Buraya faydalı işler yapmak için geldiğimizi düşündük ve tercihimizi buna göre yaptık.
Özellikle tarım ve inşaat gruplarındaki temsil durumunu değerlendirdik. Önümüzde dört yıllık bir dönem vardı ve bölgemize hangi yapının daha fazla katkı sağlayabileceğini düşündük. Sonuçta tercihimizi Turuncu Liste’den yana kullandık.
“TURGUT ACAR’DAN BANA BİREYSEL BİR TEKLİF GELMEDİ”
Turgut Acar tarafından size herhangi bir teklif geldi mi?
Bana bireysel olarak doğrudan bir teklif gelmedi. Ancak grubumuzdaki bazı arkadaşlarla görüşmeler yapıldı, onları ikna etmeye yönelik girişimler oldu.
Bizim Kırmızı Liste’deki başkan adayımız Hüseyin Darıyemez’di. Dolayısıyla onun yaklaşımı ve grubumuz içerisindeki değerlendirmeler önemliydi. Ben de kendi düşüncelerimi kendisiyle paylaştım. Sonuçta tercihimiz Turuncu Liste’den ve Fahri Özen’den yana oldu.
“MECLİS BAŞKANLIĞINI ŞART KOŞMADIM”
Turuncu Liste’den, “Bizi desteklerseniz Meclis Başkanlığını size vereceğiz” şeklinde bir teklif geldi mi?
Görev dağılımlarıyla ilgili elbette görüşmeler oldu. Ancak benim başından itibaren “Meclis Başkanı olacağım” şeklinde kişisel bir talebim veya şartım yoktu.
Daha sonra arkadaşlarımızın bilgisi dahilinde Meclis Başkanlığı için benim ismim üzerinde mutabakat oluştu. Bana “Bu görevi senin üstlenmeni istiyoruz” denildiğinde ben de kabul ettim.
Benim açımdan Turuncu Liste’yi desteklemenin ön şartı olarak ortaya konulmuş bir Meclis Başkanlığı talebi söz konusu değildi.
“FAHRİ BAŞKAN ÇOK ÇALIŞTI AMA YÜKÜ FAZLA KENDİ ÜSTLENDİ”
Dört yılın ardından Fahri Özen yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Fahri Başkan’ı bireysel olarak çok çalışkan ve özverili buluyorum. Gerçekten çok çalıştı ve birçok işi bizzat kendisi üstlendi.
Ancak benim yönetim anlayışım biraz daha farklı. Bir insan bireysel olarak çok çalışkan olabilir fakat yönetimde görev dağılımı da önemlidir. Benim gözlemim, Fahri Başkan’ın birçok yükü kendi üzerine aldığı yönünde. Yönetim kurulundaki arkadaşların sürece daha fazla dahil edilmesi ve görevlerin daha fazla paylaşılması gerektiğini düşünüyorum.
Önceki dönemlerde kurum ziyaretlerine veya programlara daha geniş katılımlarla giderdik. Yedi-sekiz kişinin birlikte hareket ettiği dönemler olurdu. Bu dönemde zaman zaman iki-üç kişiyle temsil edildiğimizi gördük. Bu nedenle kamuoyuna biraz daha bireysel bir yönetim görüntüsü yansıdığını düşünüyorum.
Ama tekrar altını çizmek isterim; Fahri Başkan’ın çalışkanlığı ve özverisi konusunda herhangi bir tereddüdüm yok. Benim eleştirim yönetim modeline ve görev paylaşımına ilişkin.
“ÜYELER ZİYARET EDİLMİYOR ELEŞTİRİSİNE KATILMIYORUM”
Yönetime yönelik eleştirilerden biri de üyelerin yeterince ziyaret edilmediği yönünde. Siz katılıyor musunuz?
Çok katılmıyorum. Ticaret ve Sanayi Odası’nda görev yapan insanlar bütün üyeleri tek tek ziyaret etmek için seçilmiyor. Göreve gelen insanların bulundukları makamdan üyelerine ve bölgesine fayda sağlaması gerekiyor.
Bir üyemizin önemli bir problemi olduğunda bize ulaşabilmesi önemlidir. Kapımızın ve iletişim kanallarımızın açık olması gerekir. Ancak yaklaşık 6 bin üyeyi tek tek ziyaret etmeye kalkarsanız kurumun asıl yapması gereken işleri aksatabilirsiniz.
Önemli olan üyeye dokunabilecek ve ticaretine katkı sağlayabilecek işler ortaya koyabilmektir.
“AVRUPA FUARI BAŞARILI BİR ÇALIŞMAYDI”
Fuarlara sürekli aynı kişilerin katıldığı ve üyelerin yeterince bilgilendirilmediği eleştirileri de var.
Son gerçekleştirilen Berlin Fruit Logistica Fuarı buna güzel bir örnek. Orada tüccarlarımıza ayrılan alan ve KUTSO adına stant açılması bence oldukça başarılı bir çalışmaydı.
Bölgemizden bir firma dahi gidip ürününü tanıtabiliyor, yeni bağlantılar kurabiliyor ve ürününü pazarlayabiliyorsa bunun bölge ticareti açısından karşılığı vardır.
Bilgilendirme yapılmadığı eleştirisine de katılmıyorum. Duyurular sosyal medya hesaplarından, WhatsApp grupları dahil farklı iletişim kanallarından üyelerimize gönderiliyor. Buna rağmen “Ben görmedim, haberim olmadı” denilebiliyor.
Üyelerimizin de yapılan duyuruları takip etmesi gerekiyor. Elbette iletişim her zaman geliştirilebilir ancak mevcut durumda üyelerin bilgilendirilmediği yönündeki eleştiriye katılmıyorum.
“ÇOK ZOR BİR DÖRT YILA DENK GELDİK”
Dört yıllık Meclis Başkanlığınızda KUTSO’nun en başarılı olduğu çalışma neydi? Bir de “Bunu yapamadık” dediğiniz konu var mı?
Çok zor bir dört yıllık döneme denk geldiğimizi düşünüyorum. Ülke ekonomik, sanayi ve ticaret açısından oldukça sıkıntılı bir süreçten geçti. Tasarruf tedbirlerinin devreye girmesiyle kamu yatırımlarının gerçekleştirilmesi de zorlaştı.
Ticaret ve Sanayi Odası doğrudan yatırım yapan bir kurum değil. Biz çoğu zaman üyelerimizin ve bölgemizin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için ilgili kurumlar arasında aracılık yapıyor, girişimlerde bulunuyoruz.
Buna rağmen Murat Günay döneminde başlatılan bazı projelerin tamamlanması bizim dönemimize nasip oldu.
“YETERİNCE ELEŞTİREL OLAMADIK”
Yapamadığınız ne oldu?
Bence yeterince eleştirel olamadık. Hem siyasi anlamda hem de bölgemizin taleplerini dile getirme noktasında daha eleştirel ve daha güçlü bir ses ortaya koyabilirdik.
Tasarruf tedbirleri bütün ülkeyi kapsıyordu. Bu nedenle birçok konuda hareket alanımız sınırlı kaldı. Geçmişte belki bir ay içerisinde sonuçlandırılabilecek bazı işler için bugün çok daha uzun süre beklemek zorunda kalıyoruz.
Bölgemize kazandırmak istediğimiz projeler oldu. Deneyap Atölyesi konusunda girişimlerimiz oldu. Arabuluculuk alanında oluşturulan yapının tam anlamıyla faaliyete geçmesi de özellikle şirketlerimiz ve ticari uyuşmazlıkların çözümü açısından önemli bir kazanım olacaktır.
Elektrikli araç şarj istasyonları gibi başarılı çalışmalar da gerçekleştirildi. Ama biz daha büyük işler yapmak istedik.
“EN BÜYÜK BAŞARILARIMIZDAN BİRİ DEPREM DAYANIŞMASIYDI”
En başarılı çalışma hangisiydi?
Ben en önemli çalışmalarımızdan birinin deprem sonrasında gerçekleştirdiğimiz yardım kampanyası olduğunu düşünüyorum.
Bölge olarak çok ciddi bir dayanışma ortaya koyduk. İş dünyamız ve vatandaşlarımız yardım çağrısına büyük destek verdi ve deprem bölgesine çok sayıda konteyner ulaştırıldı.
Bu yalnızca KUTSO’nun başarısı değildi. Batı Antalya’nın yardımlaşma konusundaki hassasiyetini ve birlikte hareket ettiğinde ortaya koyabileceği gücü gösterdi.
MAVİ LİSTE’NİN MUHALEFETİNE ELEŞTİRİ
Dört yıllık süreçte meclis ve yönetim arasındaki çalışma ortamı nasıldı?
Biz kendi aramızda iyi bir uyum yakaladık. Birlikte çalıştık.
Ancak diğer taraftan mecliste oldukça sert bir muhalefetle karşılaştık. Özellikle Turgut Acar’ın Mavi Grubu’nun bazı konularda grup halinde hareket ettiğini gördük.
Muhalefet yapılmasına elbette karşı değilim. Bir konu doğru bulunmuyorsa ret oyu verilebilir, eleştirilebilir veya karara şerh konulabilir. Bunların hepsi meclis üyelerinin hakkıdır. Ancak her konuya peşinen karşı çıkılmasını veya muhalefetin yalnızca “hayır” demek üzerinden yürütülmesini doğru bulmuyorum.
Sonuçta hepimiz buraya bölgemize ve üyelerimize hizmet etmek için geliyoruz.
“TURGUT ACAR BİRÇOK KONUDA ŞERH KOYDU”
Turgut Acar’ın birçok karara şerh koyduğunu daha önce söylemiştiniz. Doğru mu?
Evet. Birçok konuda şerh koyduğu oldu.
Gerekçesi neydi?
Genellikle harcamalar ve giderler konusunda hassas davranıyordu. Bazen oldukça küçük kalemlerde dahi itirazları olabiliyordu. Kırtasiye giderlerinden kullanılan kâğıt miktarına kadar sorguladığı konular oldu.
Elbette bir meclis üyesinin harcamaları sorgulaması ve denetlemesi doğaldır. Ancak bunun ölçüsü önemli. Ortada yalnızca Fahri Özen’in verdiği kararlar yok. Yönetim kurulu var ve kararlar kurumsal mekanizmalar içerisinde alınıyor.
Ben Meclis Başkanı olarak süreci mümkün olduğunca dengeli yürütmeye, farklı görüşlerin ifade edilmesine imkân sağlamaya çalıştım. Ancak meclisin sürekli tartışmalar içerisinde kalmak yerine KUTSO’ya ve bölgeye fayda sağlayacak işler üretmesi gerektiğini savundum.
“KUTSO’NUN BUGÜN HATIRI SAYILIR BİR BİRİKİMİ VAR”
KUTSO’nun fiziki ve mali yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Murat Güney döneminde KUTSO’nun fiziki şartları gerçekten çok geliştirildi. Güzel ve modern bir hizmet binasına kavuştuk. Bana göre Türkiye’de örnek gösterilebilecek Ticaret ve Sanayi Odası hizmet binalarından birine sahibiz.
Ancak Murat Güney döneminin son bölümünde ben görevde değildim. Yaklaşık son bir-bir buçuk yıllık süreçte odadan istifa etmiştim.
Benim görev yaptığım ve bildiğim dönemde odanın borcu yoktu ancak ciddi bir nakit birikimi de bulunmuyordu. Bugün ise bildiğim kadarıyla KUTSO’nun hatırı sayılır bir mali birikimi bulunuyor.
“SİYASİ GÖREV ALINCA KUTSO’DAN İSTİFA ETTİM”
Neden istifa etmiştiniz?
Bizim anlayışımızda siyasette aktif görev alan kişilerin aynı zamanda Ticaret ve Sanayi Odası yönetiminde bulunmaması gerektiği yönünde bir yaklaşım vardı.
O dönemde bana siyasi bir görev geldi. Ben de herhangi bir tartışmaya gerek görmeden KUTSO’daki görevimden istifa ettim.
“BU SEÇİM BAŞA BAŞ GEÇER”
Gelelim önümüzdeki seçime. Mavi Liste’den Turgut Acar, Turuncu Liste’den Fahri Özen adaylığını açıkladı. Nasıl bir seçim bekliyorsunuz?
Bence başa baş bir seçim olacak.
İki başkan adayını da yakından tanıyorum. Fahri Başkan zaten dört yıldır görevde ve bu süreçte yaptıklarını gördük.
Turgut Acar’ın da KUTSO’yu yönetebilecek, vizyon sahibi bir arkadaşımız olduğunu düşünüyorum. Kendisiyle dört yıl boyunca mecliste birlikte görev yaptık. Çok daha öncesinden de tanışıyoruz.
Her iki adayı da tanıyan biri olarak bu seçimde küçük nüansların sonucu belirleyebileceğini düşünüyorum.
“HÜSEYİN DARIYEMEZ’LE ÇOK YAKINIZ AMA BEN TARAFSIZIM”
Hüseyin Darıyemez’in Turgut Acar’ı desteklediği konuşuluyor. Sizin de Hüseyin Darıyemez ile yakınlığınız nedeniyle Turgut Acar’ı desteklediğiniz yönünde bir algı var. Doğru mu?
Böyle bir algının olduğunu biliyorum. Hüseyin Darıyemez ile çok yakın arkadaşız. Her gün görüşürüz. Yüz yüze görüşemediğimiz günlerde mutlaka telefonla konuşuruz.
Dolayısıyla “Hüseyin Darıyemez Turgut Acar’ı destekliyorsa Menderes Oktay da Turgut Acar’ı destekliyordur” şeklinde bir düşünce oluşmuş olabilir.
Ancak durum böyle değil.
Hüseyin Darıyemez’in bana “Ben destekliyorum, sen de destekle” şeklinde herhangi bir baskısı olmadı. Benim de bu aşamada seçime müdahil olmak veya bir adayın yanında yer almak gibi bir düşüncem yok.
Yani şu anda herhangi bir adayı desteklemiyorsunuz?
Kesinlikle. Bu seçimde tarafsızım. Her iki başkan adayına da başarılar diliyorum.
BOMBA AÇIKLAMA: “GELECEK SEÇİMDE NEDEN OLMASIN?”
Daha önceki sohbetlerimizde KUTSO ile ilgili geleceğe yönelik düşünceleriniz olduğundan bahsetmiştiniz. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına aday olmayı düşünüyor musunuz?
Bu seçimde aday olmadım ve tarafsızım. Her iki başkan adayına da şimdiden başarılar diliyorum.
Ama bir sonraki seçim için “Neden olmasın?” diyorum.
Benim bu bölgeye hizmet etme konusunda gerçekten bir isteğim var. Bu Ticaret ve Sanayi Odası olabilir, belediye olabilir veya başka bir görev olabilir. Önemli olan bulunduğumuz bölgeye fayda sağlayabilmek.
Eşim Kaşlı. Dolayısıyla Kumluca’dan Kaş’a kadar uzanan geniş bir coğrafyayla güçlü bir bağım var. Bölgenin ekonomik şartlarını, ticari ve sosyal yapısını yakından biliyorum.
“TİCARİ HAYATIMDA YENİ BİR ATILIM YAPACAĞIM”
Bu seçimde neden görev almıyorsunuz?
Ticari hayatımda yeni bir atılım yapacağım. Bu yeni sürece daha fazla konsantre olmak istiyorum. Başlangıç aşamasında ticari çalışmalarımın sekteye uğramaması için bu dönemde herhangi bir görev almamayı tercih ettim.
O halde “Bir sonraki KUTSO seçiminde Menderes Oktay başkan adayı olabilir” diyebilir miyiz?
Olabilir. Bunu açıkça söyleyebilirim.
Elbette yaptığım işin ve ticari faaliyetlerimin nasıl şekilleneceğine bağlı. Özellikle yurt dışı bağlantılı bir çalışma söz konusu olabilir. Şartlar uygun olur ve Allah nasip ederse bir sonraki dönemde KUTSO Başkanlığına aday olmayı düşünüyorum.
“KUTSO BÖLGENİN EN GÜÇLÜ KURUMLARINDAN BİRİ”
KUTSO’nun geleceğiyle ilgili ne söylemek istersiniz?
Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası bölgemiz açısından çok önemli bir kurum. Sivil toplum kuruluşu olarak son derece güçlü bir yapıya sahibiz. Bu gücü ve kurumun bağlantılarını doğru kullanabilirsek bölgemize önemli yatırımlar kazandırabiliriz.
Bu yalnızca yerel yönetimlerle değil, merkezi hükümetle ilişkiler açısından da geçerli. İş insanları olarak farklı kurumlarla bağlantı kurabiliyor ve bölgemizin taleplerini doğrudan ifade edebiliyoruz.
Bugün yarışan iki başkan adayımız da bunun farkında. İkisi de daha önce KUTSO’da görev yapmış ve kurumu tanıyan isimler.
“ÜYELER SANDIĞA GİTSİN”
Üyelere seçimle ilgili çağrınız nedir?
Seçime katılımın yüksek olmasını istiyorum. Çünkü üyelerin kendilerini temsil edecek kişilerin belirlenmesinde söz sahibi olması gerekiyor.
Geçtiğimiz seçimlerde yaklaşık 1600 civarında oy kullanıldığını hatırlıyorum. Elbette toplam üye sayımızın tamamı aktif seçmen değil. Askıda bulunan üyeler var, yükümlülüklerini yerine getirmediği için oy kullanamayanlar bulunuyor. Bazı şirketler faaliyetini fiilen tamamlamış olmasına rağmen kayıtlarda varlığını sürdürüyor.
Ancak yine de önümüzdeki seçimde katılımın önceki seçimin üzerine çıkmasını temenni ediyorum.
KUTSO yalnızca Kumluca’yı değil geniş bir bölgeyi temsil ediyor. Bu nedenle odamızın faaliyet alanındaki bütün ilçelerden üyelerin seçime katılmasını önemsiyorum.
“TARIMLA TURİZMİ BİR ARAYA GETİRMELİYİZ”
Yeni dönemde KUTSO’nun önceliği ne olmalı?
Bölgemizin turizm potansiyelini daha iyi değerlendirmeye ihtiyacımız var. Aynı zamanda tarımdan da vazgeçemeyiz.
Uzun zamandır üzerinde durduğumuz konulardan biri tarım ile turizmi birlikte yürütebilmek. Bunu bugüne kadar istediğimiz ölçüde başaramadığımızı düşünüyorum.
KUTSO bu birlikteliği sağlayabilecek en etkili kurumlardan biri. Belediyeler, kamu kurumları ve iş dünyasıyla doğru bir koordinasyon kurulursa tarımın gücüyle turizmin potansiyelini bir araya getirebiliriz.
Bunun için güçlü ve uyumlu ekiplere ihtiyacımız var.
“BATI ANTALYA’NIN ANKARA’DAKİ TEMSİLİ GÜÇLENMELİ”
Özellikle dikkat çekmek istediğiniz başka bir konu var mı?
KUTSO dört ilçeye hitap eden, bölgenin en önemli sivil toplum kuruluşlarından biri. Ancak bölgemizin temsil gücü konusunda ciddi eksikliklerimiz olduğunu düşünüyorum.
Hem Ankara nezdinde hem de bölgesel düzeyde daha güçlü bir temsile ihtiyacımız var. Temsil gücünüz yeterli olmadığında bölgenizin sorunlarının çözümünde zaman zaman sıkıntılar yaşayabiliyorsunuz.
Özellikle tarım gibi Batı Antalya için hayati öneme sahip konularda taleplerimizi Ankara’ya daha güçlü biçimde aktarabilmeliyiz.
“FARKLI PARTİLERDEN BATI ANTALYALI VEKİLLERİMİZ OLMALI”
Siyasi temsil açısından mı yetersiz olduğumuzu düşünüyorsunuz?
Evet. Bugün Batı Antalya’dan milletvekili olarak Atay Uslu var. Kendisi elinden geldiğince bölgenin sorunlarıyla ilgileniyor. Ankara’da birlikte gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde bunun faydasını gördük.
Ancak benim arzum Batı Antalya’nın çok daha güçlü temsil edilmesi. Mümkünse farklı siyasi partilerden Batı Antalyalı milletvekillerimizin olması bölgenin yararına olur.
Mesele hangi siyasi partiden olduğunuzdan ziyade, bölgenizin Ankara’da ne kadar güçlü temsil edildiğidir.
“BÖLGEDEN BÜROKRATLAR DA YETİŞTİRMELİYİZ”
Yalnızca milletvekili sayısının artması yeterli mi?
Hayır. Mesele sadece milletvekilliği değil. Batı Antalya’dan yetişen bürokratların da Ankara’da önemli görevlere gelmesi gerekiyor.
Bakanlıklarda, genel müdürlüklerde ve devletin farklı kademelerinde bölgemizden yetişmiş insanların bulunması Batı Antalya’nın temsil gücünü artıracaktır.
Bunun için insan kaynağımız var. Bölgemizde eğitim konusunda önemli bir potansiyel bulunuyor ve başarılı gençler yetişiyor. Çocuklarımızı yalnızca doktorluk veya mühendislik gibi mesleklere yönlendirmekle sınırlı kalmamalıyız. Devletin farklı kademelerinde görev üstlenebilecek nitelikli bürokratlar da yetiştirmeliyiz.
“HERKES İSTEDİĞİ ADAYI DESTEKLEMEKTE ÖZGÜR”
Son olarak özellikle eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Bir konunun doğru anlaşılmasını isterim.
Geçtiğimiz seçimde Fahri Özen’i destekleme kararımızı herhangi bir baskı veya rica sonucunda vermedik. O gün şartları değerlendirdik ve kendi irademizle bir tercih yaptık.
Bugün de aynı durum geçerli. Hüseyin Darıyemez’in Turgut Acar’ı desteklediği konuşuluyor. Hüseyin Darıyemez ile çok yakın arkadaş olmamız benim de aynı adayı desteklemek zorunda olduğum anlamına gelmez.
Herkes kendi kararını vermekte özgür. Biz bu seçimde aday değiliz. Dolayısıyla herkes istediği adayı destekleyebilir. Ben de bu seçimde herhangi bir adayın yanında yer almıyorum.
“BATI ANTALYA GAZETESİ BÖLGE İÇİN ÖNEMLİ BİR DEĞER”
Geçtiğimiz KUTSO seçimlerinde Batı Antalya Gazetesi olarak bütün taraflara eşit mesafede durarak süreci üyelerimize ve okuyucularımıza aktarmaya çalıştık. Batı Antalya Gazetesi’nin gazetecilik anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Batı Antalya Gazetesi’nin Kumluca için önemli bir değer olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde bölgedeki diğer ilçeler açısından da önemli bir görev üstleniyor.
Bölgenin gündemini hem gazete hem de sosyal medya aracılığıyla takip edebiliyoruz. Tarafsızlığına güvendiğimiz bir yayın organı olması da bizim açımızdan önemli.
Bölgemize böyle bir hizmet sunduğunuz için ben de teşekkür ediyorum.
Biz de dört yıllık KUTSO Meclis Başkanlığı döneminden seçimlerin perde arkasına kadar sorularımıza samimiyetle yanıt veren Menderes Oktay’a teşekkür ediyor, bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyoruz.





