CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal, SADAT’ın CEO’su Melih Tanrıverdi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraber Körfez turuna gitmesine tepki gösterdi. Köksal, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Benim alakam yoktur’ dediği SADAT’tan bahsediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kaldırıp, yeni bir devlet olarak ASRİKA’yı kuracağını söyleyen SADAT; şimdi Körfez ülkeleri ile ASRİKA’yı kurmak için mi orada bulunuyor? Paramiliter yapı olduğu ortada olan SADAT’ın CEO’su hangi unvan ile Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmektedir? Hangi unvanla orada bulunmaktadır? ‘Hiçbir alakamız yok’ diyecekseniz, bir ihbarda bulunmak istiyorum. Körfez turunda kaçak yolcu bulunmakta” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Köksal, TBMM’yi 25 Temmuz Salı günü saat 15.00’te toplantıya çağırdıklarını belirterek, “Zamları, vergi yükünü, vatandaşların ağır ekonomik sıkıntılarını, geçim derdini konuşmak ve bunları çözüm aramak için TBMM açık olmak durumunda” dedi.
Köksal, benzinin 35 lira ve motorinin de 30 liraya çıktığını hatırlatarak, “Hani Gabar’da petrol bulmuştuk. Hani hemen arabaya direk koyup sürecektik. Nerede bulunan petrol? ‘Petrol bulduk’ diye diye petrol fiyatlarını kabarttılar. Karadeniz’de doğal gaz bulduk dediler, her müjdeden sonra doğal gaza zam geldi. Millet artık, ‘her bulunan madenden sonra zam geliyor, artık maden bulup zam yapmayın’ diyor” diye konuştu.
Köksal, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın akaryakıt fiyatlarını Avrupa ülkelerindeki artış fiyatları ile karşılaştırmasını ise “O ülkelerde asgari ücret 423 dolar mı, en düşük emekli maaşı 285 dolar mı? Akaryakıt ve ÖTV zamlarını millete şirin gösterme çabasından başka bir şey değil. Akaryakıta gelen her artış fırındaki ekmekten tutun, pazardaki sebze ve meyveye kadar zam demek” sözleri ile değerlendirdi.
“BORÇLARI ÖDEMEYE BİLE YETMEZ”
Köksal, 21 yıldır Cumhuriyetin kazanımları ve birikimlerinin satıldığını kaydederek, “Türk Hava Yolları, Devlet Demiryolları gibi kuruluşlar borçları ödemeye bile yetmez, kaldı ki günü kurtarmaya bile yetmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Yerel seçimler öncesi vergi artışlarından tutun, her şeye zam yapmaktan bile çekinmiyorlar. Çünkü gemi karaya oturdu. Yürümüyor artık gemi. Onun için de artık yapacakları başka bir şey kalmadı. Vergi artışları, her gün gelen zamlarla bu ekonomi düzelir mi, düzelmez” dedi.
Köksal, ihtiyaç kredilerinde faizlerin yüzde 48, taşıt kredilerinde 41,2, konut kredilerinde ise yüzde 28,2 yükseldiğini belirtti, Merkez Bankası verilerine atıfla kredi kullanımının düştüğüne dikkat çekti. Köksal, “Vatandaş bırakın ev ve araba almayı boğazına bile zar zor yetiriyor” diye konuştu.
“VERMEDİĞİMİZ BİR NEFES VERGİSİ KALMIŞTI”
Köksal, emeklilere ekonomik soykırım uygulandığını dile getirerek, Türkiye’nin sefalette ilk 10 ülke arasına girdiğini söyledi. Köksal, “İşçi, memur, emekli artışları bahane, zamlar ve vergi artışları şahane. Solduğumuz havayı tespit etse AKP, ondan da vergi alacak. Zaten vermediğimiz bir nefes vergisi kalmıştı” dedi.
Köksal, “Dolarla mı maaş alıyorsun?’ diye vatandaşa çıkışanların Körfez turu öncesinde açıkladığı varlık satışları ve faiz kararları ile Türk lirası dibe çakılmış durumda. Ne dedi şahsım hükümeti, ‘BOTAŞ’ı alma gibi bir durumları yok, ama belli varlıkları satın alma durumları var. Neyi satıp satamayacağımızı iyi biliriz.’ Şimdi her şeyi o biliyor, her şeyi babalar gibi o satıyor. Tıpkı kendi malı gibi Türkiye’nin en önemli kazanımlarını, fabrikalarını bugüne kadar o sattı, kimseye sormadan” diye konuştu.
“KAÇAK YOLCU BULUNMAKTA”
Köksal, SADAT’ın CEO’su Melih Tanrıverdi’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Körfez ülkeleri turuna çıkmasına tepki gösterdi. Köksal, şunları söyledi:
“Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ‘Bu paramiliter yapıyı açıklayın’ diye kapısına dayandığı SADAT’tan bahsediyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Benim alakam yoktur’ dediği SADAT’tan bahsediyoruz. İşte bu SADAT’ın CEO’su Melih Tanrıverdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devlet erkanı ile beraber Körfez turuna katılmış, resmi görüşmelerde. Sayın Cumhurbaşkanı ve Körfez heyetine sormak istiyorum, SADAT’ın Türkçeyi kaldıracağını, resmi dil olarak Arapçayı getireceğini. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kaldırıp, yeni bir devlet olarak ASRİKA’yı kuracağını söyleyen SADAT, şimdi Körfez ülkeleri ile ASRİKA’yı kurmak için mi orada bulunuyor? Bunu soruyorum. Paramiliter yapı olduğu ortada olan SADAT’ın CEO’su hangi unvan ile Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmektedir? Hangi unvanla orada bulunmaktadır. ‘Hiçbir alakamız yok’ diyecekseniz, bir ihbarda bulunmak istiyorum. Körfez turunda kaçak yolcu bulunmakta.”
Köksal, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’nin eski ve mevcut kurmayları ile yapılan toplantıya ilişkin soruya “Parti içi meselelerin medya önünde konuşulmasını ve tartışılmasını doğru bulmuyorum. Zaten Parti Sözcümüzün gerekli açıklamaları olacaktır, yetkili olarak” yanıtını verdi.