Gazeteciler olarak gördüklerimiz ve duyduklarımızı Halk ile paylaşmaktır işimiz. Tabii bu işi de yapanlar sadece bir kesim değildir.

Milletin gözünde en çok gözüken kesim muhabirlerdir. Muhabirlerde Haber ve foto olmak üzere ikiye ayrılır. Köşe yazarları, gazete hazırlama bölümünde çalışan elamanlar, kısacası haberin sizlere ulaşmasını sağlayan kesim hepsi gazetecidir.

Benim gazeteciliğim köşe yazarlığıdır. Muhabirler gördüğünü haber şeklinde yazar. Ama biz köşe yazarları gördüğümüz olayı yorumlayarak yazarız. 1999 yılından beri bu işi yaptığımı daha önceleri bir çok kez yazmıştım.

Bizim yorumlu yazdığımız yazı ile ilgili cevap verme hakkı (tekzip) tabii ki vardır. Bu durumda biz yazılan cevabı yayınlamaz isek insanların Mahkeme kararı ile yayınlatma hakkı vardır. Ben şimdiye kadar yazdığım eleştiri yazılarında bu durumu belirttim. Gelen tekzip yazılarını mahkemeye gerek kalmadan köşemde yayınladım.

Bu konuyu neden açıklamaya çalıştım. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde İlçemize yapılacak Okul Spor salonu ile ilgili yazılar yazmıştım. Benim amacım eksik gördüğüm bir olayı ilçemiz insanları ve yetkilileri ile paylaşmaktı.

Ama benim yazdığım konuya “sen yanlışsın doğrusu budur.” Cevabı beklerken veya benim yazdığım doğru hata düzeltilmiştir cevabı beklerken çok üzüldüğüm iki konu ile karşılaştım.

1-      Önceden görüştüğümüz yerde selamlaştığımız Köylüm Erol Uysal Kardeşimin benimle selamlaşmayı kesmesi.

2-      Yine Merhabalaştığımız bir arkadaşımın orada burada Turgut Eken bu işi nereden öğrendi, Turgut Ekene bu bilgileri kim verdi gibi sözler söylemesi. Hâlbuki arayıp sorsaydı gerekli cevabı benden öğrenirdi. Ben Kumluca Eğitiminin 100 yıllık (1914-2014) tarihini araştırmış ve 432 sayfalık bir kitap yazmış birisiyim. Kitaptan istersen istediğin bir yere bırakabilirim.

-          Bu işi nereden öğrendim; Bir ortamda vatandaşlarla sohbetlerken bir arkadaşın söylemesi ile öğrendim.

-          Okullar ile ilgili bilgileri ise Okulların İnternet sitesinden aldım. Ben aldığımda İmam-Hatip Lisesi 180 öğrenciydi. Şimdi 176, teknoloji var öğrenilmeyen bir iş yok.

Bu konu ile ilgili bir daha yazmama düşüncem var. Ama bundan önce bazı konuları da

Yazmadan geçemeyeceğim.

-          Ramazan mübarek günde Başka öğrencilerin hakkı başka bir yere aktarılınca Bu durum kul hakkına giriyor mu?

-          Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Bu konuyu detayları ile dile getirdim. Şu ana kadar herhangi bir cevap alamadığıma göre benim yazdıklarım doğru demektir.

-          Bu durumda olay düzeltilir veya düzeltilmez. Düzeltilmez ise bu işin hesaplaşılacağı yer öbür dünyadır.

-          Bu arada salonun yapılacağı yer Okul ve yurdun arasındaki kalan yerdir. Burada şu anda bir Basketbol – Voleybol sahası bulunmaktadır. Bu sahayı yeniden yapmaya kalksak 200-250 bin lira para gider. Saha ile ilgili fotoğraf aşağıdadır. (Bu bilgileri yine okulun internet sitesinden aldım.)

Hepimiz bu memleketin çocuklarıyız. Devamlı yüz yüze bakacağız. Darılma kırılma olmamalı. Hiç birimizin bir birimize şahsi bir davası yoktur. Hepimiz toplum için çalışan insanlarız.

Sonuç olarak Bu okulumuza bir cami yapılması teklifimi yineliyorum.

İDRAK ETMEKTE OLDUĞUMUZ RAMAZAN AYI HÜRMETİNE…..

HOŞÇAKALIN, DOSTÇA KALIN, HAK YEMEDEN DOSTLUK VE KARDEŞLİK İÇİNDE KALIN…