Kumluca ilçesini etkisi altına alan şiddetli yağış ve sel felaketi, yüzlerce dekarlık sera alanına zarar verirken, arkasında derin bir sigorta ve tazminat krizini de beraberinde getirdi. TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) kapsamında sigortalı olan üreticiler, eksperlerin “üründe gözle görülür bir zarar yok” tespiti yapması nedeniyle, tazminat alamıyor ve yaptıkları masrafların yanı sıra alacakları hasadı da kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

SELİN VURDUĞU BAŞKENT: KUMLUCA

22 Ocak 2026 tarihinde etkili olan sağanak, Kumluca, Serik ve Kaş ilçelerinde derelerin taşmasına neden oldu. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş’in açıklamasına göre, ilçede yaklaşık 1500 dekar sera alanı su baskınına maruz kaldı. Patlıcan, domates, biber ve salatalık gibi hasada yakın ürünlerin bulunduğu seralarda sular altında kalan ürünlerde, ciddi hasar meydana geldi.

Felaketin hemen ardından, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile TARSİM ekipleri sahada hasar tespit çalışmalarına başladı. Ancak, tespit süreci, beklentilerin aksine ilerliyor.

TAZMİNAT ALAMAYAN ÜRETİCİLERİN İSYANI: “SİSTEM BİZİ GÖRMEZDEN GELİYOR”

Hasar tespit çalışmaları devam ederken, birçok üretici sigorta sisteminden kaynaklanan bir açıkla karşı karşıya olduklarını ifade ediyor. Tarım sigortaları mevzuatına göre, sel ve su baskını riski, sera sigortası kapsamında teminat altında. Ancak problem, zararın nasıl tanımlandığı ve tespit edildiği noktasında ortaya çıkıyor.

Sera sahiplerinin anlattığına göre, olay yerine gelen TARSİM eksperleri, sel sularının çekilmesinin ardından bitkilere bakıyor. Fiziksel olarak yeşil kalan ve anında solmayan fidelerde “gözle görülür bir zarar” olmadığına hükmediyor. Bu durumda, sadece fide ve yapısal unsurların tamamen yok olması halinde tazminat ödeniyor.

Oysa üreticiler, sel sularının beraberinde getirdiği çamur, kum ve tarım ilacı kalıntıları gibi kirleticilerin toprağı ve bitki kök yapısını bozduğunu, bunun da verimde ciddi düşüşe ve kalite kaybına yol açtığını belirtiyor. Bir sera işletmecisinin dediği gibi: “Fideyi kurtardık diye seviniyoruz, ama o fideden alacağımız mahsul artık yok. Tüm gübreleme, ilaçlama, işçilik masraflarımız ve beklediğimiz gelir buharlaştı.”

TARSİM’in resmi internet sitesinde yayımlanan “Sera Sigortası” bilgilendirmesine göre, sel riski açıkça teminat altında. Hasar durumunda, sigortalının risklerinin gerçekleştiğini öğrendiği andan itibaren, 24 saat içinde ALO 172’yi arayarak, mobil uygulamadan veya acentesi aracılığıyla ihbarda bulunması gerekiyor.

Hasar tespitleri, TARSİM tarafından görevlendirilen bağımsız eksperlerce yapılıyor. Hasar dosyası tamamlandıktan sonra, tazminatın en geç 30 gün içinde sigortalının hesabına ödeneceği belirtiliyor.

Ancak, bu sürecin “gözle görülür fiziksel zarar” şartına takılması, Kumluca’daki gibi gelişimini tamamlamış ürünlerdeki dolaylı ve niteliksel kayıpları karşılamıyor gibi görünüyor. TARSİM Genel Şartları’nda, erken gelişme devresindeki bir ürünün zarar görmesi halinde, eksperin yeniden ekim/dikime karar vermesi durumunda, yapılmış masrafların karşılanabileceği maddesi yer alsa da, bu durum hasada yakın yada hasadı yapılan ürünler için bir çözüm sunmuyor.

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökçe, yaşanan durumu doğrulayarak, “Su baskını yaşanan seralarda maalesef zarar büyük” ifadelerini kullandı. Kökçe, çiftçilerin destek beklediğini vurguladı ve “Bu gibi afetlerin tekrar yaşanmaması için gereken tedbirleri zamanında almamız lazım. Devlet yetkililerimizden bu konularda çözüm istiyoruz” çağrısında bulundu.

Tarım sigortaları uzmanları ise mevcut sistemin, ani ve gözle görülür fiziksel tahribatı (dolu darbesi, fırtınada yıkılma gibi) tazmin etmek üzere daha iyi kurgulandığını, sel gibi toprak yapısını bozan, verimi düşüren dolaylı zararların tespitinin ve sigorta kapsamına alınmasının ise daha karmaşık olduğunu belirtiyor.

Bu süreçte mağdur duruma düşen veya düşme riski taşıyan üreticiler için, şu adımlar önem taşıyor:

Eksper raporuna katılmama durumunda, resmi itiraz süreçleri işletilmeli. Bu konuda Ziraat Odalarından ve tarım danışmanlarından destek alınabilir.

Toplu Temsil Yetkisi: Benzer mağduriyeti yaşayan üreticilerin, meslek odaları veya kooperatifler aracılığıyla toplu olarak yetkili makamlara başvurması daha etkili sonuç verebilir.

TARSİM’e ve ilgili bakanlıklara düşen en büyük görev ise, iklim değişikliğiyle birlikte daha sık yaşanır hale gelen sel ve su baskını gibi afetlerin yol açtığı “görünmeyen zararları” da kapsayacak şekilde tarım sigortası poliçelerini ve ekspertiz yöntemlerini gözden geçirmek, üreticiyi gerçek anlamda koruyan bir güvence sistemini hayata geçirmek olacak.

Kumluca’da hasar tespit çalışmaları devam ederken, hem üreticiler, hem de yetkililer için zorlu bir müzakere ve çözüm arayışı süreci başlamış durumda.

Muhabir: Savaş Kalabalık