Kumluca sınırları içerisinde bulunan ve Likya Birliği’nde tek oyla temsil edilen İdebessos Antik Kenti’nin korunması için çağrı yapıldı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne önerilen “Likya Uygarlığı Antik Kentleri” arasında da yer alan İdebessos’un, gerekli koruma ve denetim önlemlerinin yetersizliği nedeniyle ciddi tahribatla karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Finike Toroslar ve Akdeniz Kıyıları Çevre Koruma Derneği tarafından düzenlenen Finike Oluklu Yayla-Kumluca İdebessos Antik Kenti saha gezisinde tarihi alandaki mevcut durum yerinde incelendi.

İDEBESSOS’TA TAHRİBAT ENDİŞESİ

Kumluca ilçe merkezinin kuzeyinde, Karacaören Mahallesi Kozağacı mevkii yakınlarında bulunan İdebessos, bölgenin önemli antik yerleşimleri arasında yer alıyor. Binlerce yıllık geçmişe sahip kentin özellikle kaçak kazılar, mezar soygunculuğu, insan kaynaklı müdahaleler ve doğa koşulları nedeniyle zarar gördüğü belirtildi.

Saha gezisinin ardından açıklamada bulunan Finike TORAÇDER Başkanı, Batı Akdeniz Otelciler ve Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı ve AKSAN Temsilcisi Emekli Tarih Öğretmeni Önder Akülkü, İdebessos’un kaderine terk edilmemesi gerektiğini söyledi.

AKÜLKÜ: “HER GEÇEN GÜN ZARAR GÖRÜYOR”

Antik kentin zorlu coğrafi konumunun koruma çalışmalarını güçleştirdiğine dikkat çeken Akülkü, özellikle insan eliyle gerçekleştirilen tahribatın kaygı verici boyutlara ulaştığını belirtti.

Akülkü, “Kentin zorlu coğrafi konumu ve koruma imkânlarının yetersizliği, alanı kaçak kazılara karşı savunmasız, mezar soyguncularına ve doğa şartlarının yarattığı ağır tahribatlara karşı açık hâle getirmektedir. Binlerce yıllık bu değerli antik kentin her geçen gün zarar görmesi bizlerde derin bir üzüntü yaratmaktadır. Son dönemde insan eliyle yapılan büyük tahribatlar, İdebessos’un geleceğini ciddi şekilde tehdit etmektedir” dedi.

“KÜLTÜREL MİRAS HEPİMİZİN ORTAK EMANETİ”

Kültürel varlıkların gelecek nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizen Akülkü, “Kültürel miras hepimizin ortak mirası, geleceğe aktarmakla yükümlü olduğumuz ortak emanettir. Bugün koruyamadığımız ve belgelemediğimiz her eser, yarın geri getirilemeyecek evrensel bir kayıp olacaktır” ifadelerini kullandı.

İDEBESSOS İÇİN KORUMA VE TANITIM ÇAĞRISI

Akülkü, antik kentin korunmasının yanı sıra kamuoyunda daha fazla tanınması gerektiğine dikkat çekerek, bilimsel veriler doğrultusunda İdebessos’un medya platformlarında tanıtılmasını, eğitim dönemlerinde öğrencilere yönelik geziler düzenlenmesini ve bölgenin doğa ile yürüyüş gruplarının rotalarına dahil edilmesini önerdi.

Bölgede kamera ve fotokapan gibi güvenlik sistemlerinin kurulmasının ve kolluk kuvvetlerinin denetimlerinin artırılmasının kaçak kazılar ile tahribatın önlenmesinde caydırıcı olacağını ifade eden Akülkü, antik kentte bilimsel arkeolojik çalışmaların da başlatılması gerektiğini söyledi.

“İDEBESSOS BÜTÜNCÜL BİR PLANLA KORUNMALI”

Önder Akülkü, ilgili kamu kurumları ve yerel yönetimlere çağrısını, “Koruma önlemleri ile birlikte arkeolojik bilimsel çalışmaların başlatılmasını, antik kentin bütüncül bir planla korunmasının desteklenmesini ilgili tüm kamu kurumlarından, yerel yönetimlerden ve kamuoyundan önemle talep ediyoruz” sözleriyle tamamladı.

TORAÇDER’in çağrısıyla, Batı Antalya’nın binlerce yıllık tarihinin önemli parçalarından biri olan İdebessos’un korunması, bilimsel çalışmalarla gün yüzüne çıkarılması ve gelecek nesillere aktarılması konusu yeniden gündeme taşındı.İdebessos Antik Kenti 9

Muhabir: Savaş Kalabalık