Sevgili okuyucularım geçtiğimiz hafta Parkinson hastalığına farkındalık oluşturmak amacıyla 11 Nisan Dünya Parkinson Günü kutlandı. Ben de bu sebeple bu haftaki yazımda sizlere Parkinson hastalığından bahsettim. Parkinson hastalığı merkezi sinir sisteminde oluşan sinsi başlangıçlı, yavaş seyirli ve sürekli şiddeti artarak ilerleyen bir rahatsızlıktır. Vücutta ki ‘dopamin’ maddesinin miktarının azalmasıyla oluşur. Dopamin nedir? Dopamin nörotransmitter adını verdiğimiz sinirler arası uyarı geçişini sağlayan ve koordineli hareketin kontrolünden sorumlu olan bir salgıdır. Dolayısıyla Parkinson hastalığı ilerleyici bir hareket bozukluğu hastalığıdır.

PARKİNSON HASTALIĞINDA RİSK FAKTÖRLERİ VE HASTALIĞIN OLUŞMA SEBEPLERİ NELERDİR? 

Parkinson hastalığına tam olarak belirli bir nedenden dolayı oluşur denilememektedir. Fakat ileri yaşlarda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kafa travmaları, bazı ilaç kullanımları, ailesinde Parkinson hastalığı olanlar, tümörler, geçirilmiş beyin enfeksiyonları, zamanla genlerimizde oluşan değişimler, tarım ilaçlarına maruz kalma gibi sebeplerde parkinsona davetiye çıkarmaktadır.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Dinlenme esnasında açığa çıkan istemsiz titreme; özellikle elde başparmak ve işaret parmaklarında para sayma diye tabir edilen el titremesi.

İfadesiz maske yüz, mimik hareketlerinde donuklaşma ve yavaşlama.

Rijidite dediğimiz kaslarda gevşeyememe, kas sertliği.

Hareketlerde yavaşlama, hareketi başlatmada zorluk çekme, konuşmada yavaşlama, yutmada zorluk çekme.

Kısa sık adımlar atma, adım atmada zorluk.

Yürüme esnasında kol salınımında azalma.

Yazı yazarken büyük harfle başlayıp küçülterek devam etme.

Koku almada problem yaşama, postüral bozukluk, uyku bozuklukları, uyku bölünmeleri, depresyon, anksiyete ve kabızlık.

HASTALIĞIN TANISI NASIL KONULUR?

Hastalığın tanısı için herhangi bir kan testine veya beyin görüntülenmesine ihtiyaç yoktur. Hasta şikayetleri ve klinik muayene ile nöroloji uzmanı tarafından teşhis konulur.

PARKİNSON HASTALIĞININ TEDAVİSİ

Parkinson hastalığı tedavi yöntemleri ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir. Günümüzdeki tedavisini genel anlamda medikal, fizik tedavi ve cerrahi olarak üç bölümde inceleyebiliriz. Parkinson ilerleyici bir rahatsızlık olması sebebiyle tedavide amaç hastanın şuan ki durumunu maksimum düzeyde tutmak, toplumdan uzaklaşmasını engellemek ve fonksiyonel kapasitesini korumaktır. 

Parkinsonun fizik tedavi kısmında; erken teşhis hastalığın çıkardığı sorunları kontrolde tutmak için çok büyük önem taşır. Fizyoterapist tarafından uygulanan modifiye Hoehn and Yahr adı verilen spesifik değerlendirme testi ile hastalığın evresi değerlendirip tedavi programı hazırlanır. Elektroterapi programı ile birlikte bir egzersiz programı oluşturulur. Egzersiz programına germe, gevşeme, ince motor-el, solunum, kuvvetlendirme, postür-duruş ve denge-koordinasyon egzersizleri de mutlaka dahil edilmelidir. Hastaya özellikle yürüyüş ve yüzme önerilir. Tedavide en önemli ayrıntı hastanın tedaviye katılımının yüksek, moral ve motivasyonun düzeyinin de maksimum olmasıdır. 

Parkinson yazımı burada sonlandırırken herkese sağlıklı, moral ve motivasyonunuzun yüksek olduğu, keyifli bir hafta sonu diliyorum.