Yaptığımız iş gereği pek çok işveren ve çalışan ile yakın temas halindeyim. İşveren – çalışan ilişkilerinde yaşanan olumsuzlukları gidermeye çalışma gayretimiz çoğu zaman nakıs kalmakta maalesef. Bu hafta taraflar ne bekler , gerçekler ve kanun ne der ona bir bakacağız.

İşveren adı üzerinde kar amacı güdülen ama bazen kar bazen zarar edilebilen riski olan bir işi bir ücret karşılığında başkasına yaptırıp kazanç elde eden kişi , şirket ya da kurum diyelim
Çalışanı da başka bir kişinin aldığı işi yapıp aylık sabit bir ücret ve sosyal güvence garantisi ile risk almadan az da olsa kazanç elde eden kişi olarak tarif edelim.

İşveren ne bekler sorusuna
• En uygun ücrete çalışacak güvenilir , çalışkan , fedakar bir çalışan
Çalışan ne bekler sorusuna da 
• İyi bir ücret , iyi bir çalışma ortamı ve saygı duyulmak

Şimdi gerçeklere baktığımızda maalesef işverenin bu taleplerini yerine getiren çalışan uzun süreler aynı yerde çalışsa bile bir arpa boyu yol alamayıp sadece aylık kazancını bir sonraki aya kadar idareli kullanarak geçimini sağlamakta.Alternatif işler yapmayan ve asgari ücret ile ev geçindiren bir kişinin başka bir geliri olmaması durumunda uzun vadelerde bir ev alabilmesi mümkün olmakta.

İşvereni haklı kılan gerekçeler de var tabi ki böyle talepleri olmasında. Çok düşük kar marjları ile zor bir rekabet ortamı, yüksek sigorta giderleri, ana gider kalemlerinin - kira,araç,yakıt,elektrik,yemek vs- kazanca ters orantılı olarak artması ve en önemlisi de işi yetiştirememe nedeni ile daha fazla personel istihdam etmek zorunda kalması.
Pek çok çalışanımızı bu durumdan istisna tutacağımı belirtmek isterim ama maalesef bazı çalışanlar

• Patron bana az para veriyor
• Çok uzun süreli ( mesai süresini aşan ) çalışma yaptırıyor
• Başka yerde daha çok kazanıyorlar benim kıymetim bilinmiyor
• ….Vs
daha çok artırabileceğim bahaneler ile iş yavaşlatma yada işi güne yayma ve sonucunda işin yetişmemesi nedeni ile işverene yeni personele ihtiyacı olduğu izlenimi verme gibi davranışlar sergilediği ortada.
Bu durumda da işveren yine aynı beklendiler ile yeni eleman alımı yapmakta.
Oysa mevcut personel görevini hakkı ile yapıp işe kendi işi gibi sahip çıksa ve bunun karşılığında da işveren tarafından ödüllendirilmiş olsa her iki taraf için doğru bir yaklaşım olurdu.
Kanunlar der ki ( 4857 sayılı iş kanunu )

Çalışanlar için
• Bir çalışan haftalık maksimum 45 saat çalışır
• Rızası dahilinde yıllık 270 saat fazla mesai yaptırılır. Bu çalışmaya karşılık en az %50 fazla ücret ile maaşına ilave ödeme yapılır.
• Yıllık 14 gün ücretli izin hakkı verilir ( En az süreler :1-5 yıl 14,5-15 yıl 20 ,15 üstü 26 gün )
İşverenler için 
• Çalışan ahlak ve iyi niyeti zedeleyen hareketlerde bulunmaması
o İşverene karşı düzenli bir davranış sergilemesi
o İşyerine ait makine ve teçhizatları düzenli kullanması
o Verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi
o İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemlere riayet etmesi
o Güven zedeleyici hareketlerde bulunmaması , hırsızlık yapmaması
o İşyerinde işveren,çalışan yada müşteri ile kavga etmemesi
o Mesai saatlerine riayet etmesi
o Çalışma esnasında kişisel işleri ile ya da telefonu ile meşgul olmaması
görevlerini yerine getirmelidirler.( Bu görevler dışında pek çok sorumluluklar vardır aslında )

Her iki tarafın da bir birine hakkını ödemesi ve daha mutlu , huzurlu bir çalışma ortamını tesis etmeleri temennilerim ile yazımı bitiriyorum.
Tüm güzellikler sizlerle olsun

Mehmet YILDIRIM 
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
Bilgisayar Mühendisi

isguzman07@gmail.com
0 532 594 4709

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner34

banner23