Bu hafta İstanbul’dan bir haberimiz var İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili. ÇSGB Bakanımız Jülide Sarıeroğlu’nun sözü ile başladık yazımıza. Dediği gibi “Güvenlik Mevzuatımız Gelişmiş Ülkeler Seviyesinde”.

9.Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi bu yıl yine aynı yerinde Haliç Kongre Merkezinde yapılmakta. Birbirinden önemli konularda alanında uzman kişilerin sunumlarını yapıldığı konferansta Dünya’da ve Türkiye’de konu ile ilgili durumların değerlendirilmekte. Mükemmel çözümler ile insan hayatının kıymeti yüceltilmekte. Ama maalesef ki bu durum sahaya indiğimizde öyle anlatıldığı kadar kolay olmamakta.
Bakanlığımız Ceza ile korkutmak yerine ödül ile mükâfatlandırmayı hedeflediler bu defada. İş kazası olmayan işyerlerinde bazı vergi kalemlerinde indirime gidilmesi kararlaştırıldı. Zaten geçerli olan 10 kişinin altında çalışma yapılan tehlikeli ve çok tehlikeli sektörlerin çalışan sayısına göre is teşviği hala devam etmekte. Maalesef bu konuda gerekli başvuru yapılmadığından mükellefler bu haklarından bir haberler.

Peki neden bir türlü bu işte yavaş mesafe kat ediyoruz sorununu sordular mı kendilerine? Bence sormalılar…
Gerekçelere baktığımızda özellikle İSG’nin ülkemizde kademeli geçiş şeklinde bir uygulama ile çalışma hayatımıza girmiş olması ki bu dünyada benzerine rastlamadığımız bir uygulama.

Kulaklarınızda yankılanıyordur eminin “ Risk Analizi “ konusunu. İlk 2012 yılında bu terim ile girdi iş güvenliği yeni mevzuatı 6331 ile. Peki sonra ne oldu dersek. Az tehlikeli işletmelerde ve kamuda sürekli erteleme sürekli erteleme ve sonunda bir daha ertelemeye gerek kalmasın dercesine 50 kişi altındaki az tehlikeli yerler tabiri yerinde ise kendi başının çaresine baksın ve 2020 ertelemesi. Bence ilginç bir noktaya geldi.

Özel sektör için bu durum kısa vadede kazanç olarak görülebilir ve öyledir de ama kamu kuruluşlarında neden ertelendi bunu anlayamadık bir türlü.

Bize örnek olacak okullar, hastaneler, kamu hizmet binaları gibi toplumsal gelişmişliğimizin göstergesi olan yerlerde İş Güvenliğini 2020’ye ertele ama benim 1 işçi çalışan berber dükkanında bu iş ile ilgili düzenleme iste. Burada bir yanlış uygulama var maalesef.

Bence Tehlike Sınıfları Tebliği yeniden düzenlenmeli ve kamu kurum ve kuruluşlarının tamamı İş Sağlığı ve Güvenliği konularında bizlere örnek olacak şekilde bu işte sorumlu tutulmalı.

Bahse konu mevzuata gelince.2 hafta önce bir hukuk seminerine katılma imkanımız oldu. Bu vesile ile konunun hukuki boyutunu da enine boyuna incelediğimde gerçekten mevzuat çok iyi ama bizim bu mevzuatı uygulamamız için gerekli ne yeterli sayıda uzman ( sertifikası olup bu işte çalışma yapan ) ne de işyeri hekimi maalesef yok. En büyük sorunda kontrol mekanizması ki bu zaten tam bir muamma. Bakanlığın yeterli sayıda İş Müfettişinin olmaması , kontrolün yerinde yapılması gerekliliği vs.

Ümidimiz bu konuşulan konuların Bakanımızın dediği gibi sadece mevzuatta kalmayıp fiiliyata geçirilebilmesi …

Mehmet YILDIRIM 
A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
Bilgisayar Mühendisi

isguzman07@gmail.com
0 532 594 4709

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner24

banner23