28 Ocak 2019 Pazartesi 14:43
197 Okunma
HELAL OLSUN.... OTELİNİ SOKAKTA KALAN EVSİZLERE AÇTI

"Ben de sokaklarda kaldım, çöp kutularında çok ekmek aradım" diyen Durar, evsizlere, kış ayları boyunca kalacak yerin yanı sıra 3 öğün yemek ve kıyafet yardımında da bulunacak. Sağlık sorunlarının tedavisinde de yardım edecek.

Fırtına ve hortumlarla sarsılan Antalya'nın Manavgat ilçesinde evsizlerin, soğuk ve yağışlı havada camilerin bahçelerine sığındığı yönünde sosyal medyada yapılan paylaşımlar üzerine Manavgat Belediyesi ve Manavgat Kaymakamlığı harekete geçti. Manavgat'ta camilerin bahçelerinde yere serdikleri karton üzerinde yatan evsizler, zabıta ekipleri tarafından alınarak Boğaz Otel'e, kaymakamlığa başvuranlar ise Turizm Uygulama Oteli'ne yerleştirildi.

EVSİZLERE ÜCRETSİZ KONAKLAMA, YİYECEK VE İÇECEK
Manavgat Belediyesi Meclis Üyesi ve Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi olan Taner Demir Durar, evsizlerin sahibi olduğu Boğaz Otel'e yerleştirilmesinin ardınan sosyal medya hesabından, "Değerli dostlarım, çetin geçen kış aylarında başını sokacak sıcak bir yuvası, içecek bir tas çorbası olmayan kardeşlerimize sınırsız ve ücretsiz konaklama, yiyecek ve giyecek hizmeti verilmektedir. Bildiklerinizi tarafımıza yönlendirmenizi istirham ediyorum" çağrısında bulundu.

'YAZIN BULAŞIKÇILIK YAPTIM'
Otelciliğin yanı sıra SPA işletmeciliği, mağazacılık, restoran, lojistik ve ulaşım sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeleri bulunan Taner Demir Durar, hayat hikayesini ve otelinin kapılarını evsizlere açmasının nedenlerini Demirören Haber Ajansı'na anlattı. 1974 yılında Van'da doğan ve 9 kardeşi olan Durar, 10 yaşındayken evli olan ağabeyi ve yengesiyle birlikte çalışmak için Konya'ya geldiğini, ilk önceleri simit sattığını ardından bulaşıkçı olarak çalışmak için bir fabrikaya girdiğini, kısa süre sonra yılın personeli seçilip Antalya Side'ye 1 haftalığına tatile gönderildiğini ifade etti. Durar, "Side'ye tatile geldiğimde, Konya'da aldığım ücretlerle buradakileri karşılaştırdım. Aynı işi yapıyoruz ama mesela Konya'da o zaman 400 lira maaş alıyorduk, bir baktım Side'de bir bulaşıkçı 800 lira maaş alıyor. Ben de kendi kendime, 'Nasıl olsa memleketten çıkmışım. Ana yok baba yok. Ha Antalya ha Konya' dedim. Side'de kalma kararı aldım. Tabii yazın güzel çalışıyor, para kazanıyorduk, aile ekonomisine katkı sağlıyorduk, memleketimize para gönderiyorduk" dedi.

'KIŞIN SOKAKTA KALDIM, ÇÖP TENEKESİNİ HİÇ UNUTMAM'
Side'ye geldiği 1988 yılında turizm sezonunun nisan ayında başlayıp eylül ayında sona erdiğini söyleyen Taner Demir Durar, şöyle konuştu:

"O süre içerisinde çoğu zaman sokaklarda kalıyorduk. Kalacak yer yok, yiyecek yok. Bir yerlerde anlık günlük iş bulabilirsek çalışıyorduk ama genelde sokaklarda geçiyordu yaşamımız. İnsanların yazın tatil yaptığı çardaklarda biz kışın kapısı açık bulabilirsek, girip oralarda yatabiliyorduk. Karnımız çok aç olduğunda çöp tenekelerine 'belki ekmek koyan vardır' diye bakıyorduk. Çoğu zaman da çöp tenekelerinden ekmek alıp, yedik. Mesela Side'ye girişte sağ tarafta bir çöp tenekesi vardı. Hayatım boyunca hiç unutamayacağım çöp tenekesi. Genelde orada bulurduk ekmeği. Oradan ekmek yediğimiz çok günlerimiz oldu. Kışın kaldığımız kulübelerde elektrik varsa sorun yoktu. Çünkü ufak bir saç kurutma makinemiz vardı. Akşamları onu yatağımızın içine koyuyorduk, 1-2 dakika çalıştırınca yatak sıcacık oluyordu. Saç kurutma makinesiyle ısınabiliyorduk ki o da bizim için çok büyük bir zenginlikti."

'KÖPEKTE BEN DE AÇ KALDIK'
Bu döneme ait hiç unutamayacağı anılardan birinin bir köpekle birlikte açlıktan ekmek bekledikleri zaman olduğunu belirten Taner Demir Durar, şunları söyledi:

"Kolunun altına bir ekmek koyup, parçalayıp yiyen bir Çamur Şevket abimiz vardı. Yazın turist dolaştırıyordu, kışın o da bizim gibi aç kalıyordu, sokaklarda kalıyordu. Side Tapınağı'nda bir gün onun ekmek yediğini gördüm. 'Şevket abi, karnını doyurur da bir parça ekmeği taşın üstüne koyar da biz de yer miyiz' gibisinden 10-15 metre uzağında oturmuştum. Bekliyor, 'Acaba ekmeği bırakacak mı' diye dikizliyordum. Birkaç dakika sonra bir köpek geldi, o da benim gibi aç kalmış sokaklarda. Köpek de sağına oturdu. Ben soluna oturmuştum. İkimiz de Şevket'e bakıyoruz. 'Acaba bir parça ekmek bırakacak mı' diye. Şevket abi, karnını doyurduktan sonra ekmeği gazeteye sardı kolunun altına aldı, gitti. Ben de aç kaldım, köpek de."

'SOKAKTA KALMAK ZORDUR'
Sosyal medyada gördüğü paylaşımlar sonucu eski günlerinin gözünün önüne geldiğini belirten Durar, "Sokaklarda kalmak çok zordur, yatacak yeriniz yok, yiyecek ekmeğiniz yok, başınızı sokacak yuvanız yok, derdinizi paylaşabilecek, yardım alabilecek birileri yok. O hayattan gelen biriyim. Dolayısıyla bu tür konulara duyarsız kalmam benim için asla söz konusu olamaz. Bu oteli açmamdaki nedenlerden birisi de oydu. Elimden geldiğince ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını ücretsiz karşılayabilmek" dedi.

'EVSİZLERİN TÜM İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAĞIZ'
Yaptığı çağrıdan sonra çevresindeki insanlardan çok olumlu dönüşler aldığını kaydeden Durar, "Bu yıl kış ayları çetin geçiyor. Biz de böyle bir durumda olur ya dışarıda kalmış mağdur vatandaşlarımız, kardeşlerimiz varsa kendilerine yardımcı olalım, sıcak bir çorba içirelim, sıcak bir yuvaları olsun. Ne zamana kadar, sezon başına kadar, havalar ısınana kadar. Biz konaklamayı vereceğiz, 3 öğün yiyeceği vereceğiz, giyim kuşam ihtiyaçları varsa tekstil mağazalarımızdan onları tedarik edeceğiz. Sağlık sorunları varsa, o konuda yardımcı olacağız. İmkanlarımız ölçüsünde tamamıyla problemsiz, sorunsuz tüm ihtiyaçlarını karşılayacağız. Devletimiz, Büyükşehir Belediyemiz, Manavgat Belediyemiz, Kaymakamlığımız gereğini yapıyor ama ulaşamadığı olur, göremediği olur. Bu gibi durumlar için biz vatandaş olarak görevimiz yapmak istiyoruz" diye konuştu.

'BENİM HEP HEDEFLERİM OLDU'
Bulaşıkçılıktan başladığı ve kış aylarında sokaklarda kaldığı ve çöp tenekelerinde ekmek aradığı günlerden bugünlere kadar hayatında hep hedefler olduğunu anlatan Durar, şöyle dedi:

"Bulaşık yıkarken hedefim çırak olmaktı. Çırak olduktan sonra hedefim aşçı olmak, sonra aşçıbaşı olmaktı. Aşçıbaşı olduktan sonra kendi işimi kurmak vardı. Hep böyle hedeflerle büyüdüm. Hiçbir zaman hedefsiz bir hayatım olmadı. Başarı da oradan geldi. Dürüst çalışmak çok önemli. Allah'a karşı dürüst olmak, çalışana karşı dürüst olmak, vatana, millete karşı dürüst olmak, bunlar çok önemli kriterler. Ekonomik olarak biraz büyüdük, 3-5 işletmemiz oldu ama hep büyük riskler aldık. Başka da bir sermayemiz yoktu. Yaşamak için de çalışmamız gerekiyordu."

Taner Demir Durar, SPA işletmeciliği, mağazacılık, restoran, otelcilik, lojistik ve ulaşım sektörlerinde 13 işletmeleri olduğunu, turizmin yüksek olduğu aylarda çalışan sayısının 250'ye yaklaştığını da aktardı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner34

banner23